Quentin Tarantino’nun 9. filmi olan “Bir Zamanlar Hollywood’da” Brad Pitt ve Leonardo DiCaprio gibi usta oyuncuları bünyesinde barındırırken Altın Çağı’nı geride bırakan Hollywood’a yakından bakıyor.




1-Tarantino’dan Hollywood Güzellemesi

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

“Ben sevenlerdenim… Hikayesizliine pek itirazım yok ama Tarantino’nun kendine dramatik bir odak seçmemiş olması ve birbirinden kopuk sahneler ve karakterler arasında dağılmasının beni rahatsız ettiğini söyleyebilirim… Tarantino için bir odak var aslında… 1969’u Hollywood’un Altın Çağı’nın can çekiştiği bir dönem olarak kodlarsak, Tarantino’nun Sahana Tate’in ölümüyle dönemin ruhu arasında bir bağ kurmak istediği kesin.”

2-Tarantino’nun Hollywood’u

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

“Toparlamak gerekirse, Tarantino çok defalar ustaca yaptığı birbiriyle alakasız mevzuları art arda sıralayıp, eklektizme düşmeden bir estetik yaratma becerisini burada tam olarak başaramıyor. Belki de Tarantino’nun Hollywood’a olan koşulsuz sevgi ve bağlılığı ile bizim Hollywood’a karşı koşullanmalarımız arasındaki çelişkiden kaynaklanıyordur bu, kim bilir.”

3-Tarantino yine ‘alternatif’ tarih yazıyor

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Quentin Tarantino imzalı “Bir Zamanlar Hollywood’da”, bir türlü zirveye çıkamamış ve kariyeri düşüşe geçmiş alkolik bir aktörle onun her türlü işine koşan dublörü üzerinden bir ‘erkek dostluğu’ hikâyesi anlatıyor. Film ayrıca ‘Sharon Tate cinayeti’ni de kendince yorumlayarak tıpkı ‘Soysuzlar Çetesi’nde olduğu gibi farklı bir tarihe soyunuyor. Brad Pitt ve Leonardo DiCaprio’nun muhteşem oyunculuklarıyla sürükledikleri yapım, hemen her Tarantino filminde olduğu gibi ele aldığı dönemin sosyopolitik yanlarıyla ilgilenmekten uzak duruyor.”

4-Los Angeles’a Aşk Mektubu: Bir Zamanlar… Hollywood’da

Valerii Ege Deshevykh’in yazısı için tıklayın – Arakat Sanat

“Sözün özü… Bir Zamanlar Hollywood’da; Tarantino’nun Pulp Fiction’ın tadına en yakın filmi olmuş. Öyle ki, Rick ve Cliff’in araba ile işe gittiği sahne Travolta ve Jackson’ın sahnesi ile neredeyse aynı. Sinema aşkını bir kez daha gösteren yönetmen, bir taraftan sinema dünyasının arka planının gösterirken bir taraftan da yaklaşmakta olan Tate cinayetinin temelini kuruyor.”

5-Bir… Hollywood’da: Tarantino’nun Kamuya Açık Fantezisi

Esen Tan’ın yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Yer yer sarkan senaryosu ve tüm film boyunca bize Sally Menke’nin ruhunu çağırma fantezisi kurduran ritmi bozuk kurgusu yüzünden film ne yazık ki göstermek istediği boşluğun içine çırpınarak düşüveriyor.”

6-Once Upon a Time in Hollywood: Tutkuyu Çıkardığımızda Elde Kalan

Eray Yıldız’ın yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Filmografisi ölçeğinde tek kelimede “tutku” ile özetine kavuşan Tarantino sinemasının son halkası, tutku içermeyen her şeyin birer toplamı olması açısından büyük bir kitle için hayal kırıklığı olacaktır.”

7-Bir Zamanlar Hollywood’da

Kaya Özkaracalar’ın yazısı için tıklayın – İleri Haber

Bir Zamanlar Hollywood’da’nın rahatsız edici, hatta mide bulandıran unsuru ise, Cliff’in o yıllarda ABD’de bir televizyon oyuncusu olan Bruce Lee’yle karşılaştığı sahnede Lee’nin kendini beğenmiş ve sonuçta Cliff’ten dayak yiyen bir tip olarak betimlenmesi. Lee’nin yakın dostlarından efsanevi eski basketbol oyuncusu Kareem Abdul-Jabber, Hollywood Reporter’daki köşe yazısında Tarantino’nun Lee betimlemesini “biraz ırkçı” bulduğunu yazarak bu duruma tepki gösterenlerin sesi oldu.”

8-“Tarantino’nun kafası Hollywood partileri kadar dağınık”

Murat Tolga Şen’in yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Sinemanın geçmişine, yapımcı-yönetmen-oyuncu hikayelerine düşkün biri olarak filmi sevdim ama bu filmi sağlam sinema sohbetleri yaptığımız birkaç kişi hariç kimseye tavsiye edeceğimi düşünmüyorum; zira bu kadar dağınık bir yapıdaki 161 dakikalık seyir herkesin kaldıracağı türden bir şey değil.”

9-Yitip giden zamanları bir yerde bulsam

Olkan Özyurt’un yazısı için tıklayın – Sabah

“Tarantino son filminde bir aktör ve onun dublörü arasındaki dostluk ilişkisi üzerinden Hollywood’un çok zaman önce yitirdiği masumiyetinin peşine düşüp Charles Manson tarikatından acı bir intikam alıyor. DiCaprio ve Brad Pitt’in muhteşem uyumu için bile izlenecek film Hollywood’a Tarantino usulü bir ağıt…”

10-Vizyonda bu hafta: Quentin Tarantino’nun 9. Filmi; “Bir Zamanlar… Hollywood’da”

Mehmet Erdoğan’ın yazısı için tıklayın – Independent Türkçe

“Diğer Tarantino filmlerinde olduğu gibi filmde ilgi uyandıran çok fazla şey var. Kendisine has mizahı, diyalogları ve Simon & Garfunkel’den Deep Purple’a kadar uzanan döneme uygun müzikleri filmin kendi ritmini yakalamasını sağlıyor. Seyirciyi karakterlerin peşi sıra şehirde dolaştıran sinematografisindeki canlı renkler Los Angeles’ı perdede çok güzel gösteriyor.”

11-Tarantino’nun ‘cool’ görünümlü ‘looser’ kahramanları

Kerem Bumin’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

“Tarantino’nun ‘cool’ görünümlü ‘looser’ kahramanlarını, kendi kurduğu fantastik dünyanın kurtarıcıları gibi görmesine bir lafımız olamaz ama kendisinin yaratıcılık açısından biraz ‘cephanesinin’ azaldığını düşünürsek, bu onu Amerikan sinemasının kurtarıcısı yapar mı, tartışılır…”

12-Tarantino’nun Kamerasından 60’lı yılların Hollywood’u…

Fatma Özen’in yazısı için tıklayın – Cine Dergi

“Film başından sonuna kadar episodik ilerliyor. (İzleyenlere Pulp Fiction’ı hatırlatacağı kesin.) Filmin büyük bir kısmında sadece Rick Dalton ve Cliff Booth’un yaşadıkları anlatılıyor gibi gözükmesine rağmen Sharon Tate ve eşi Roman Polanski ile olan hayatı ya da Manson ailesi kızlarının filmdeki yeri ise filmde kısmen farklı parçalar halinde görülüyor.”

13-Bir Zamanlar… Hollywood’da: Nostaljinin Şiddeti

Berke Göl’ün yazısı için tıklayın – Altyazı

“Filmin dış yüzeyini kaplayan onca gösterişi, Tarantino’nun alamet-i farikası diyaloglar üzerine kurulu mizahı kazıdığımızda iktidarını sağlama almaya çalışan ihtiyar, beyaz, muhafazakâr bir erkeğin bakış açısıyla karşı karşıya olabilir miyiz?”

14-Masal, Masal İçinde: Bir Zamanlar… Hollywood’da

Tanju Baran’ın yazısı için tıklayın – Ters Ninja

“Tarantino da ilk karesinden son anına dek bir an bile masal anlattığı gerçeğini unutmuyor, unutturmuyor lâkin kendisi, masal anlatacak en son kişilerden çünkü anlatıcılar, masalın yaratıcısı değil sadece aktarıcısıdır. Tuhaftır ki, Tarantino da masalın arkasındaki yaratıcıyı anonim bir aktarıcıya dönüştürmek için elinden geleni yapmış: Bir Zamanlar… Hollywoodda, hem tipik Tarantino filmi hem önceki filmlerinin hiçbirine benzemiyor.”

15-Once Upon a Time… in Hollywood (2019) – Film Eleştirisi

Müge İbrikçi Baran’ın yazısı için tıklayın – Karanlık Sinema

“Tarantino, sinema ve sinefillik konusunda detaycı olsa da üslup olarak ince düşünen toplumsal hassasiyetleri umursayan filmlere hiçbir zaman imza atmadı. Bu umursamaz bakış açıyla ırkçı ve kadın düşmanı olmakla suçlanan yönetmen, aynı aldırmaz tutumu sergilemeye devam ediyor. Ayrıca Hollywood’u anlatıp doğru düzgün eleştirel bir bakış açısı sunmayan nadir filmlerden biri olduğunu da söylemek mümkün.”

16-Bir Zamanlar… Hollywood’da – Once Upon A Time… in Hollywood (2019)

Murat Can Aslak’ın yazısı için tıklayın – muratcanaslak.com

Bir Zamanlar Hollywood’da, önceki filmlerinden ayrı bir yerde duruyor – belki Tarantino sinemasında bir kırılmaya karşılık geliyor, bunu zaman gösterecek. Bir Zamanlar Hollywood’da’yı öncekilerden ayıran, yazının ilerleyen bölümünde tartışacağım temel unsur, yeni bir olgu olmayabilir ve Tarantino sinemasında son zamanda görülen bir eğilimin kendini tam manasıyla ortaya çıkarttığı da iddia edilebilir.”

17-Bir Zamanlar… Hollywood’da: Los Angeles’a Yazılan Aşk Mektubu

Halil Şimşek’in yazısı için tıklayın – Pera Sinema

“Tarantino’nun tarzını ve bugüne dek yaptıkları işlerle beraber filmin oyuncu kadrosuyla hikâyesi üst üste gelince ortaya kötü bir şeyin çıkacağı düşünmek çok zor hakikaten. İlk saniyesinden son anına dek dolu dolu bir hikayeyi muhteşem oyunculuklar, sinematografi, müzikler, kostümler ve dönemin Hollywood’u üzerinden vermeyi başaran film, seyircisine dolu dolu bir 161 dakika yaşatıyor ve hiçbir anından pişmanlık duymadan izlememizi sağlıyor.”

18-Bir Zamanlar… Hollywood’da: Tarantino Filmi Olmayan İlk Tarantino Filmi

Kaan Kavuşan’ın yazısı için tıklayın – Pera Sinema

“Tarantino bu sefer başkahramanları Rick Dalton ve Cliff Booth’un üzerinden, 60’lı yılların Hollywood’una kendini öyle kaptırmış ki setlerin ve atmosferin içinde keyifli ama kendine has olmayan bir yol tutturmuş. “Tarantino filmi değil, düz film bu” diyene pek bir itirazım olmaz kısacası. Öte yandan bunu, bilerek yapmış gibi duruyor. Hem kurgusu hem de senaryosuyla o dönemin eğilimlerine ayak uydurmuş.”

19-Once Upon A Time In Hollywood ve Quentin Tarantino

H. Necmi Öztürk’ün yazısı için tıklayın – dialmformovie.net

“Filmle ilgili sanırım unutulmaması gereken en önemli kısımlardan biri de, başlığı. Bunu söyleme sebebim filmin gerçekçiliğiyle ilgili yapılan yorumlar. İşte o dönemi tam veriyor mu acaba, gibi. Tarantino da verdiği röportajlarda bunu sayısız kez dile getiriyor; bu filmde gerçekçilik var evet, ama adından da anlaşılacağı üzere, masalsı bir duruşu da var.”

Comments

comments