Wes Anderson’un sevilen filmlerinden biri olan Büyük Budapeşte Oteli hakkında yazılmış eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Masalsı dünyada polisiye lezzeti…

Ali Ulvi Uyanık’ın yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Otelin, özellikle zengin, yaşlı, tesadüfen tümü sarışın yaşlı hanımefendi misafirlerine ‘her tür’ hizmeti veren ve işini tam bir soylulukla yürüten concierge şefi M.Gustave (Ralph Fiennes) ile üçüncü dünyadan gelmiş bir göçmen olan lobi görevlisi genç “Zero”(Sıfır) arasında başlayıp gelişen ilişkinin ekseninde ilerliyoruz. Anderson, Hugo Guinness ile yazdığı senaryoda Stefan Zweig’in çalışmalarından faydalanmış.”

2-Büyük Budapeşte Oteli

Ayca Yönyül Ögetürk’ün yazısı için tıklayın – FilmLoverss 

“Bağımsız filmlerin sevilen yönetmeni Wes Anderson, en son Moonrise Kingdom’la gönülleri fethettiğinden bu yana çok değil sadece iki sene geçmiş. Bu süre kısa gibi görünse de yönetmenin yeni filmi Büyük Budapeşte Oteli’ni (The Grand Budapest Hotel) duyurmasının ardından hayranları için yayınlanan afişlerle, görsellerle merak dolu bir bekleyişle geçti. Tarzına aşina olanların hemen anlayacağı üzere Wes Anderson ekolü hız kesmeden devam ediyor.”

3-Bir Zamanlar Bir Otel Vardı

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

““Büyük Budapeşte Oteli”, Anderson’un başyapıtı “The Royal Tenenbaums” gibi, uyumadan önce okunan bir masal kitabının sayfalarını çevirmenin heyecanıyla başlıyor. Bomboş koridorları ve tenha lobisiyle altın çağını çoktan geride bırakan Büyük Budapeşte Oteli’nin verdiği ilk duygu, durağanlık ve kesif bir hüzün. Hatta hafiften bir “The Shining” tedirginliği… ”

4-The Grand Budapest Hotel (2014): Pastel Renklerle Donanmış Bir Masal

Oğuzhan Durmuş’un yazısı için tıklayın – Birdunyafilm.co

“Amerikan bağımsız sinemasının öncü isimlerinden biri olan Wes Anderson, 2012 yılında çektiği Moonrise Kingdom ile kariyerinin üst basamaklarına doğru yol almaya başlamıştı. Moonrise Kingdom’ın üzerinden iki yıl geçmesiyle 2014 yılında The Grand Budapest Hotel ile tekrar seyirci karşısına çıktı. İlk olarak Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) seyirciyle buluşan The Grand Budapest Hotel, festivalden “Büyük Jüri Ödülü” (Silver Berlin Bear) ile ayrıldı. 87. Akademi Ödülleri’nde 9 adaylıktan 4’ünü kazanan yapım sinema tarihinin unutulmaz filmleri arasında da yerini aldı.”

5-Wes Anderson’dan 20. yüzyıl masalı

Sungu Çapan’ın yazısı için tıklayın – Cumhuriyet

“Aslında eski usül tekniklere bağlı olan ama dijital teknolojinin nimetlerinden de yararlanan Anderson’un hikâye içinde hikâye içinde hikâye şeklinde ve bölümler halinde, çok katmanlı bir çağdaş masal formatında kurduğu film, hayatını çalıştığı çok görkemli Budapeşte Oteli’ne ve seçkin müşterilerine adamış otel görevlisi M. Gustave’la (Ralph Fiennes filmin lokomotifliğini üstlenmiş) kol kanat gerip eğittiği yardımcısı, göçmen çocuğu, Bellboy Zero Mustafa’nın (Tony Revolori gençliğini, F. Murray Abraham da yaşlılığını canlandırıyor) kahramanı olduğu birtakım olayları anlatıyor. ”

6-The Grand Budapest Hotel (2014): Wes, Stefan’ın İntikamını Alıyor

Kaan Karsan’ın yazısı için tıklayın – Ekşi Sinema

“Wes Anderson’ın sinemadaki heyecanlı, tutkulu ve hevesli ama bir o kadar ‘evhamsız’ yolculuğu Büyük Budapeşte Oteli ile devam ediyor. Yönetmen, sanki her filminde önceki filmlerinden de aşina olduğumuz tek bir evrenin yeni yapboz parçalarını bize takdim ediyor; her filminde biraz daha ‘deşifre’ olan zihninin, mevcut çalışma mekanizması hakkında yeni bir ipucu veriyor.”

7-The Grand Budapest Hotel (2014): Bir Parça Tarih İçinde Bütün Bir Avrupa

Burç Karabulut’un yazısı için tıklayın – Cinerituel

“The Grand Budapest Hotel, Wes Anderson’dan beklenildiği gibi bir film olamasa da renk cümbüşü olan setleri, dönemin giysileri ve mizanseniyle normal bir film olmayı başarıyor. Bunun ötesinde farklı bir tarih denemesi yapmaya çalışan bir meta-film olarak karşımıza çıktığını da söylemeliyim. Film, Avrupa’da bir otelde geçen olayları Grand Budapest’in içine yerleştirerek çeşitli bağlantılar kurarken Avrupa tarihini alaya almayı da ihmal etmiyor.”

8-The Grand Budapest Hotel (2013)

Melahat Yılmaz Özberk’in yazısı için tıklayın – Öteki Sinema

“2013 mahsulü bu eğlenceli, hareketli ve bir anlamda güldürürken düşündürüp, iyi anlamda sinir bozan yapımın çıkış noktası Avusturalya’lı gazeteci ve yazar Stefan Zweig notlarıdır. Yönetmen koltuğunda başarıyla oturan Wes Anderson ve Hugo Guinness, bu notları alıp karşımıza hareketi ve mizahı hiç bitmeyen, olmayan bir cumhuriyetin ışığında para, savaş ve hırsın dünyayı ne hale getirdiğini anlatırlar. ”

9-The Grand Budapest Hotel (2014)

Alp Turgut’un yazısı için tıklayın – Film Doktoru

“Arka plandaki özet niteliğindeki Avrupa tarihiyle klasik bir Wes Anderson filmi olmaktan öteye giden “Büyük Budapeşte Oteli”, bunu Stephan Zweig’in kısa hikayelerden esinlenerek yapıyor.”

10-İnandığımız Masallar

Aybala Hilâl Yüksel’in yazısı için tıklayın – Hayal Perdesi

Moonrise Kingdom’dan (2012) sonra beklentiyi yükselten Anderson son filminde, hayali bir ülkedeki harikulade bir otel çevresinde yaşanan birtakım inanılmaz olayları anlatıyor. Alışılandan çok daha büyük bir hikâyeye girişen Anderson, öyküsünü alışıldık tutkulu titizliğiyle işliyor.”

11-The Grand Budapest Hotel (2014) Büyük Budapeşte Oteli

Burak Hazine’nin yazısı için tıklayın – Sinematopya

“İlk olarak Berlinale’de görücüye çıkan, bir de festivalden büyük jüri ödülü kazanan Büyük Budapeşte Oteli, Anderson’ın önceki filmiyle yükselttiği çıtaya birden fazla basamak ekleyerek yönetmenin ustalık eseri olarak parlıyor. Şimdiden senenin en iyilerinden biri olmayı başaran, üstadın yepyeni feel-good-movie‘si bizimle İstanbul Film Festivali kapsamında buluştu.”

12-Faşizm Resme Girince

Nilgün Cerrahoğlu’nun yazısı için tıklayın – Cumhuriyet

2014 Berlin Film Festivali’nde “Büyük Jüri Ödülü” alan Büyük Budapeşte Oteli, baş esin kaynağı Zweig’ın eserlerindeki gibi tıpkı “tarihin dev dişlileri altında ezilen küçük yaşamların gerçeğini, perdeye büyük başarıyla taşımış. Zamanın bıraktıklarına (yani ruhuna!), resmi olaylardan çok; küçük ve kişisel serüvenlerde rastlanır!” diyen ünlü Avusturyalı yazara sonuna dek sadık kalmış. ”

 

Comments

comments