71. Cannes Film Festivali Jüri Özel Ödülü sahibi olan ve bu yıl Lübnan’ın yabancı dilde en iyi oskar ödülü adayı olan Kefernahum hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Kefernahum: Bir çocuğun ‘Ben bu dünyaya niye geldim!’ feryadı

Kaya Özkaracalar’ın yazısı için tıklayın – İleri Haber

“Sefaletin hüküm sürdüğü yaşam koşullarının Kefernahum’da büyük bir sahicilikle perdeye taşınması övgüye değer. Hatta aşırı yönlendirici bir müzik kullanımının damgasını vurduğu fragmanının ilk başta yarattığı izlenimin aksine bunu “duygu sömürüsüne” yönelik yavan sinematik yöntemlerden münezzeh biçimde gerçekleştirmiş olması da dikkate değer. Öte yandan genel bir yoksulluk panoramasının içine göçmenlerin sorunlarının iğreti, eklektik durmadan yedirilmiş olması da filmin bir diğer artısı.”

2-Anne babamı dava etmek istiyorum!

Ali Ercivan’ın yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Oyunculuk kökenli yönetmen Nadine Labaki’nin, Zain’i temsil eden avukat rolünde kendine biçtiği kurtarıcı üst orta sınıf temsilcisinde de kendini gösteren bir fırsatçılık hali. Oryantalizm ve pornografi düzeyinde bir sefalet temsiliyle Batılı insanı çok etkileyen, kendi haline şükrettiren, dolayısıyla her yerde ödüllere boğulan, çok hesaplı bir samimiyetsizlik. Maalesef, Kefernahum’da yok böyle bir şey diyemiyorum.”

3-Doğmaz olaydım…

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Film mahkemede başlayıp geri dönüşlerle miniğin o noktaya nasıl geldiğini perdeye taşıyor. Salı günü açıklanan Oscar adayları listesinde ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ dalındaki beşliden biri olan film, izleyenleri ikiye bölmüş durumda; çok etkilenenler, gözyaşlarını tutamayanların yanı sıra ele aldığı konuyu sömürdüğünü, istismara soyunduğunu iddia edenler de var.”

4-‘Kefernahum’da yaşayanları anlamak

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

“Genel olarak baktığımızda “Kefernahum”, “Beni niye dünyaya getirdiniz?” diye ailesine diklenen bir çocuğun filmi değil. Tam aksine, sızlanmaktan ziyade sonuna kadar mücadele etmeyi tercih eden bir çocuğun filmi… Filmin güzelliği de orada…”

5-Beyrut’tan gelen haklı isyan

Olkan Özyurt’un yazısı için tıklayın – Sabah

“François Truffaut’nun klasiği 400 Darbe filminin kahramanı 12 yaşındaki Antoine’ın, okulaile- sistem üçlüsüne isyanının üzerinden tam 60 yıl geçti. Fakat dünya çocuklar için 60 yılda daha iyi bir yer olmadığı gibi daha kötü bir yer oldu. Bunun da ispatı Kefernahum’da Lübnan’da yaşayan yine 12 yaşındaki bir başka çocuk Zain’in haklı isyanı.”

6-Kefernahum: Dünyaya Gelmek Suç mu?

Burak Sen’in yazısı için tıklayın – Pera Sinema

“Özellikle Zain gibi mutsuz bir evlilikten dünyaya gelmiş, ailesinin cehaletini çeken çocukları saymaya ne takatimiz yeter ne de kalbimiz. Islahevindeki sürecin ardından ailesini mahkemeye veren Zain’in sebebi o kadar iç yakıcı ki; yaşadığımız hayatları sorgulamamak elde değil! Doğmak… Doğduğumuz hayat. İçine düştüğümüz aile. İtildiğimiz yerler. Yaşamak zorunda bırakıldığımız, mücadele etmek zorunda bırakıldığımız vaziyetler. En acısı da ne yaparsanız yapın yine suçlu sizsiniz. Kefernahum ile Nadine Labaki başta mültecilik olmak üzere bilinçsiz nüfus artışı, fakirlik, mültecilik, anne baba olma gibi dünyayı yiyip bitiren bu kaotik metaları yüzümüze çarpıyor.”

7-Ağlamakla öfkelenmek arasında

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

““Kefernahum”un yönetmenlik açısından Labaki’nin en çarpıcı işi olduğunu belirtmekte yarar var. “Ortadoğu’nun Paris’i” Beyrut’un en yoksul bölgelerinde dolaştırıyor kamerasını. Bunu yaparken de çoğu zaman belgesel estetiğine yaklaşıyor. Bu da anlatılan hikayenin sahicilik duygusunu artıran bir faktör olarak dikkat çekiyor.”

8-Doğumu Bir Suç Olarak Tanımlayan Mahkeme: Nadine Labaki’nin Kefernahum’u

Ayşe Nur Fidan’ın yazısı için tıklayın – Arakatsanat

“Labaki’nin bu filmi ‘Bu kötü dünyaya çocuk getirmek istemiyorum’ klişesi ile yaptığını iddia etmek sığ ve idraksiz bir yaklaşım olur. O, bir çocuğun şaşkınlığı ile bakmış dünyaya ve bize de resmin ora dan bakınca nasıl göründüğünü göstermek istemiştir. Sanatçının yapmak istediği ve aslında yapması gereken de budur zannımızca.”

9-Çemberin İçindesiniz: Kefernahum

Korkut Akın’ın yazısı için tıklayın – Sadi Bey

“oksulluk, göçmenlik, uyuşturucu satıcılığı, çocuk işçi, çocuk istismarı, çocuk gelinler, aidiyet, kimliksizlik ve tabii hepsiyle birlikte yabancı düşmanlığı… Nadine Labaki’nin çarpıcı, çarpıcı olduğu kadar gerçekçi, bir o kadar da duygusal, ama daha da önemlisi isyan ettiren filmi…”

Comments

comments