Aynı isimli televizyon dizisinden yeniden uyarlanan Charlie’nin Melekleri hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Melekler İstanbul macerasında

Olkan Özyurt’un yazısı için tıklayın – Sabah

“Hamburg’da başlayan maceranın önemli bir bölümünün İstanbul’da sürmesiyle bizim için daha da heyecanlı hale gelen Charlie’nin Melekleri’nin hemen hemen her sahnesinde kadının yetenek ve zekasına vurgu yapılması bence alkışı hak ediyor… İtina ile Charlie’nin Melekleri’ndeki o erkek egemen bakış temizleniyor.”

2-Melekler ağlıyordu, sağımda solumda…

Fırat Ataç’ın yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Yeni melekler, yine emir aldıkları bir yer olmasına rağmen gidecekleri yolu belirleme noktasında öznel kararlar alabiliyorlar. Daha da güzeli, öncüllerinde Kaf Dağı’nın arkasına saklanmış karakteristik özelliklere sahip olmaları. Sabina asi ve sarkastik, Jane tetikte ve profesyonel, Elena saf ve masum.”

3-Charlie’nin Melekleri: Pop feminizm kurbanı

Tuğçe Madayanti Dizici’nin yazısı için tıklayın – Birgün

“Pop feminizm dediğimiz tanımı Kate Perry, Beyonce, Miley Cyrus gibi isimlerin başı çektiği akım olarak düşünürsek, bu akım gerçek feminizme fayda sağlamaktan ziyade, kadın hakları için verilen mücadeleyi kapitalizmin hızlı tüketilen lüks malzemesi haline getirmekte. İşte bu film de buna malzeme olmuş.”

4-Charlie’nin Melekleri: Kes Sesini Charlie!

Murat Emir Eren’in yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Elizabeth Banks’in yönetmenliğini üstlendiği ve senaryosunu yazdığı 2019 model yeni Charlie’nin Melekleri’nin bambaşka bir derdi var. Yapmaya çalıştığı ilk şeyse “Melekler” üzerindeki bu seksist bakış açısını değiştirmek, popüler bir yaklaşımla da olsa karakterlere olan bakış açısını politik olarak daha doğru bir yerde konumlamak.”

5-Charlie’nin Melekleri: Daha az seksi, daha çok kadınsı!

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

“Açıkçası birçok açıdan filmin yetersizliklerle dolu olduğunu düşünenlerdenim. Kuşkusuz böyle bir aksiyon filmi için çok derinlikli ve katmanlı bir hikaye beklemek anlamsız fakat buradaki hikaye de çok fazla klişe ve zayıf açıkçası. Haliyle ‘kötü adamların’ (kelimenin gerçek anlamıyla filmdeki bütün kötüler erkek) motivasyonunu anlamak da biraz zorlaşıyor.”

6-Charlie’nin Melekleri: 2000 Model Uyarlamanın Başarısını Aratıyor

Kerem Akça’nın yazısı için tıklayın – keremakca.net

“Stewart her şeyi kurtarmaya çalıştığında Elizabeth Banks ile birlikte çok uğraşıyor, ama ikisi de omuzlarına fazlaca yük binmenin zararını görüyor. Aslında görüntü yönetimi, kurgucu gibi isimler, teknik ekip kötü kurulmamış. Ama burada el-omuz kamerası ile feministlerin ‘Bourne’unu yaratma arzusu da tutmuyor.”

7-Bir tatlı huzur almaya geldik İstanbul’dan!

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Yeni nesil ajan filmleri gibi Rio, Hamburg, Los Angeles (meleklerin bağlı olduğu Townsend Ajansı’nın merkezi orada), Paris, Berlin, Londra ve İstanbul gibi merkezlere uğrayan yapımda yönetmen-oyuncu Elizabeth Banks’in feminist dokunuşları kendisini hissettiriyor. Öykü dövüş sanatlarına hâkim, silah kullanımı üst düzeyde, sağlam karakter ve bakış açılarına sahip güçlü kadınlar eşliğinde ilerliyor.”

8-Özlemin eski tadı yok!

Murat Erşahin’İn yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“On altı yıl sonra, yeni nesil için hazırlanmış yeni nesil melekler karşımızda. Filmin birçok ‘Bosley’inden hakikisini canlandıran aktris Elizabeth Banks, sadece rol almakla kalmamış, filmi yönetmiş, senaryoyu uyarlamış ve yapımcılığı üstlenmiş. Meleklerin sorumluluğu bu kez Charlie ve Bosley’in değil, tamamen Elizabeth Banks’in omuzlarında anlayacağınız!”

9-Meleklerde yeni dönem

Nil Kural’ın yazısı için tıklayın – Milliyet

“Filmde, karakterlerin yolu İstanbul’a da düşüyor. Kadınların daha ön planda olduğu bir hikaye sunan, sürprizlerini başarıyla saklayabilen senaryosu ve yeni oyuncuların varlığının getirdiği enerjiyle “Charlie’nin Melekleri” ondan bekleneni sunuyor ve eğlenceli, mizahın dozunun tuttuğu vaktin geçirişini unutturan bir aksiyon olarak izleyicilerini bekliyor.”

Comments

comments