Fransız yazar Sidonie-Gabrielle Colette’in yaşam öyküsünü anlatan “Collete” hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…




1-Colette: Bir Kadının Özgürleşme Öyküsü

Alper Yıldırım’ın yazısı için tıklayın – Altyazı Dergisi

“Bugün ise, zamanında kitaplarını erkek isimleri kullanarak yayımlamak zorunda kalmış pek çok kadın yazarın adına aşinayız. Colette’te, bu yazarlardan birinin, Fransız edebiyatına meşhur Claudine karakterini armağan etmiş olan Sidonie-Gabrielle Colette’in yaşam öyküsünü izliyoruz.”

2-Fransız Edebiyatının Aykırı Kadını

Başak Bıçak’ın yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Öte yandan Colette, yazarın hayatına dair bugüne dek dolaşan hemen hemen tüm söylentileri doğruluyor ve kendisi gibi yazar olan eşi Henry Gauthier-Villars’la olan ilişkisinden, yazarlığa ilk adımına, kitaplarının “Claudie Devrine” yol açmasına ve hatta aşk ilişkilerine değin, yazarın hayatındaki önemli ilk evreleri enfes bir sanat yönetiminin desteğiyle aktarıyor.”

3-‘Esaret’ten özgürlüğe!

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Evrensel

““Collette”, edebiyat tarihinin en önemli kadın yazarlarından birisinin kendisini bulma hikayesini seyirciyle buluşturması, 1800’lü yılların sonu ve 1900’lü yılların başında Paris’in kültür hayatına dair gösterişli sahneleri ve oyuncularının etkileyici performansıyla izlenmeyi hak ediyor.”

4-Colette: Bağnaz Bir Toplumun Gölgesinde Yetenekli Bir Kadın Olmak

Zeynep Pınar Uçar’ın yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Colette, yavaş kalan ritmine ve ana karakterinin yarattığı dünyayı kaçırmasına rağmen, hayatındaki bütün sınırlamalara ve kapalı görüşlere karşın eşsiz bir yeteneğin önlenemez şekilde büyümesini ve kitleleri etkisi altına alışını anlatıyor.”

5-Tarihi, kalemi elinde tutanlar yazar!

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Taşradan gelip Paris’te, ortamın ikiyüzlü yapısına, sahte ilişkilerine, gösterişli ama kof kişiliklerine başkaldıran bir kadın… ‘Colette’, Fransız edebiyatının aykırı, özgür ve sarsıcı kalemi Sidonie-Gabrielle Colette’in edebi ve cinsel kimliğini bulma sürecini anlatıyor. Keira Knightley, performansıyla filme damgasını vuruyor.”

6-Sıra dışı ve büyüleyici bir kadın; “Colette”

Mehmet Erduğan’ın yazısı için tıklayın – Independent Türkçe

“Dürüst olacağım, kısaca Colette olarak bilinen Fransız yazar Sidonie-Gabrielle Colette’in hayatını anlatan bu filmi seyredene kadar onun hakkında herhangi bir şey bilmiyordum. Önüne konulan her kuralı ihlal eden ve yüreğinin istediği şekilde korkusuzca yaşayarak hayatına yön veren bu cesur kadının yaşadığı dönemi kadrajına alarak edebi bir yolculuğa çıkaran film, hem Colette’in hayatında neler olduğu, hem de dönemin Paris’i hakkında benim için keyifli bir öğreti oldu.”

7-Colette: Kalem Kimin Elindeyse Tarihi O Yazar!

Gül Yaşartürk’ün yazısı için tıklayın – Cine Dergi

“Dolayısıyla Colette’in temel meselesi, karmaşık bir kadın sanatçıyı / karakteri anlatmaktan ziyade, son dönemde The Wife (Björn Runge 2018), Mary Shelley (Hayfaa El Mansour 2017) ve özellikle Big Eyes (Tim Burton 2014) filmlerinin temel meselesiyle kesişiyor. Stephanie Boland’ın da ifade ettiği gibi; bu filmler kadın sanatçıların eserlerine el koyan eşlerini ve hala devam eden bir mücadeleyi anlatıyor, en büyük adaletsizlik ise sadece emeklerinin değil aynı zamanda kişiliklerinin ve karakterlerinin de çalınması.”

8-Umudu özgür kılmak

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“İngiliz sinemacı Wash Westmoreland’in yönettiği biyografik dramda ‘Colette’i, Keira Knightley canlandırıyor. Başta yazarın ilk eşi ‘Willy’ rolünde başarılı bir performans sergileyen Dominic West olmak üzere, Fiona Shaw ve Al Weaver oyuncu kadrosunun öne çıkan diğer isimleri olarak dikkat çekiyorlar. Film, Colette’in yazarlığa adım atmasına vesile olan ilk eşi Willy ile olan tuhaf ilişkisinden ivme almış. Bencil, serseri ruhlu ve kötücül Willy, en az Colette kadar yer alıyor öyküde!”

9-Gölge Yazar…

Korkut Akın’ın yazısı için tıklayın – Sadi bey

“Colette, Fransa’nın en ünlü yazarlarından biri olmuş, özellikle kadın kahramanları öne çıkaran önemli biri… Erkek egemen dünyanın kadına bakışındaki eksikliği, sorunları, kadınların güçlenmesi için yapılması gerekenleri vurgulayan bir yazar. Dönemi ele alınca haksız da sayılmaz; 20. yüzyıla geçişte, daha Paris’te elektrik bile yokken kadınların haksız ve hadsiz yere yadsınması yazdıklarının da belirleyicisi olmuştur.”

10-Colette | Bir Kendini Keşfetme Hikâyesi | Film İncelemesi

Ümmühan Orakçı’nın yazısı için tıklayın – Yazın ve Yaşam

“Bir kadının, bir yazarın kendi sesini bulmasının hikâyesi bu. Kısıtlanmalara, küçük görülmelere, yuhalanmalara rağmen kendi sesini bulan ve o sesi koruyan birinin hikâyesi bu. Böyle bir kadın Colette. Bu yüzden de belki sesinizi kaybettiğinizi düşündüğünüz zamanlarda size el uzatabilir, onu bulmanın ne kadar zor ama ne kadar kıymetli olduğunu fısıldayabilir kulaklarınıza.”

Comments

comments