Başrolünde Mel Gibson ve Sean Penn’in oynadığı “Deli ve Dahi” filmi hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-¨Her şeyin fazlası zarar, zekanın bile…¨

Murat Tolga Şen’in yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Uzun lafın kısası; Deli ve Dahi iki güçlü başrolü ve Hollywood standartlarındaki işçiliği ile başından sonuna ilgiyle izlenen bir yapım. Hikayesi yüzünden biraz erkek filmi gibi duruyor ve bunu hissettirmemek adına onların dünyasında günümüz şartlarına uygun bazı güçlü kadın profilleri yaratmaya çalışıyor. Filmin tökezlediği yer burası ancak sinema herkesin ve sinemacılar herkese bilet aldıracak kurgulara yöneliyorlar. Beyazper dedeki kadın temsilinin yükselişinden dolayı ben de mutluyum.”

2-Kelimeleri arayan iki insan

Kerem Bumin’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

“‘Deli ve Dahi’ filmi gölgede kalmış ama önemli bir olayı, belli bir duyarlıkla, sağlam bir atmosferle, merak uyandıran bir olay örgüsüyle ve çok başarılı oyunculuklarla sunan önemli bir yapım… Yönetmen Safinia, ‘Boss’ gibi bizce başarılı bir diziden sonra uzun metrajlı bir filmde de yeteneğini kanıtlıyor. Kaçırmamakta yarar var.”

3-Oxford’un aksakallıları

Olkan Özyurt’un yazısı için tıklayın – Sabah

“Yer yer o soğuk İngiliz kibrini eleştiren film, bir yandan dilin her daim kendini nasıl geliştirdiği ve bu gelişimin önünde durulamayacağını anlatırken diğer yandan 19. yüzyıl İngilteresi’nin insanlara bakışını da ele alıyor. Ama verdiği en önemli mesaj ise; “hiç okuyanla okumayan bir olur mu?” Mel Gibson’un olağan rollerinden biri olarak görülebilecek filmin yıldızı ise Sean Penn. Depresif karakterleri genel olarak seven Penn Deli ve Dahi de yine etkili bir performans sergiliyor.”

4-Kelimelerin gücü

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Evrensel

“Bu hafta gösterime giren “Deli ve Dahi” Sözlüğün Yaratıcısı James Murray ile en büyük katkı sağlayanlardan Dr. W. C. Minor arasındaki ilişkiye odaklanırken, arka planla da yürütülen çalışmayı anlatıyor. Bu isimleri kesiştiği birkaç sahne dışında ikili bir anlatı inşa eden film hikayesiyle çarpıcı ama sinemasıyla beklenen etkiyi yapmaktan uzak bir yapım.”

5-Professor and the Madman: Elimizde Sadece Kelimelerimiz Kalır

Haktan Kaan İçel’in yazısı için tıklayın – Bakınız

“Farhad Safinia adlı yönetmenin ilk işi olması vesilesiyle hikayesine hakim ama yönetmen becerilerinin kısıtlı olduğu ilk anda göze çarpıyor. Filmin dar alanlarda geçen sinematografisi, Oxford’un büyülü mimarisiyle pekiştirilerek odak noktasının bir dostluk hikayesi olduğunu ezberliyoruz. Doksanlardan çıkmış gibi görünen Professor and the Madman, unutmaya başladığımız klasik sinemanın iyi temsilcilerinden biri olarak seyir keyfimizi şenlendiriyor. Bilhassa Sean Penn’in sıradışı performansı ve Mel Gibson’ın koyu İskoç aksanıyla film, yılın sürpriz işlerinden birine dönüşüyor.”

6-Deli ve Dahi

Korkut Akın’ın yazısı için tıklayın – Sadi Bey

“Yönetmen Fahrad Safinia, alabildiğine sakin ve kararlı sinema diliyle, müthiş etkileyici bir görsel şölen sunuyor. Canlandırdıkları karakterleri Mel Gibson da, Sean Penn de, Natalie Dormer da gerçekten olağanüstü oyunla yansıtıyorlar.”

7-Delilikle dahilik arasında

Aslı Selçuk’un yazısı için tıklayın – Cumhuriyet

“Voltage Pictures, bütçe aşımını, çekim mekanlarını, final kurgusunu bahane ederek onların isteklerini kabul etmedi. Bu anlaşmazlıktan ötürü Mel Gibson filmin tanıtım gezilerine katılmayacağını açıkladı. Yapımcılar arasındaki sorun ne yazık ki Deli ve Dahi’nin promosyonuna gölge düşürdü. Oysa bu etkileyici, düşündürücü gerçek dramın daha geniş Izleyici kitlesine ulaşmasını isterdim.”

Comments

comments