Yorgos Lanthimos’un Türkiye’de ilk defa vizyona giren ilk filmi “Köpek Dişi” hakkında yazılmış eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Köpek Dişi: Kusursuz Evrende Çatlak

Aslı Özgen Tuncer’in yazısı için tıklayın – Altyazı

“Yorgos Lanthimos’a dünya çapında ün kazandıran 2009 yapımı Köpek Dı̇şı̇ Türkı̇ye’de ı̇lk defa vı̇zyona gı̇rı̇yor. Yunanı̇stan’dakı̇ kemer sıkma polı̇tı̇kalarının gölgesı̇nde, ı̇ktı̇darın vahşı̇lı̇ğı̇ne ve absürdlüğüne odaklanan fı̇lm, Yunan Yenı̇ Dalgası’nın özünü oluşturan o ‘tuhaflığın’ da öncüsü.”

2-Köpek Dişi: Gerçek Öğrenilendir

Ecem Şen’in yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“İçinde yaşadığımız düzene çok da uzak olmayan bir distopya üzerinden ilerleyen film, dışarıyı özgürlük olarak tanımlamakta ve bu özgürlüğe/gerçekliğe ulaşmak için yapılan başkaldırı yine düzenin sınırları içerisinde kalmaya mahkum olduğundan aslında filmin alt metninde özgürlük ölüm olarak yorumlanmaktadır.”

3-Hayvanla insan arasında

Cüneyt Cebenoyan’ın yazısı için tıklayın – Birgün

“Lanthimos bir söyleşisinde düz bir film yapmak bildiğim bir şey değil diyor. Lanthimos’un işi büyük kavramlarla, bir karakter yaratmak, düz bir öykü anlatmak onun işi değil. Doğalcı bir oyun anlayışından da giderek uzaklaştı son filmi Kutsal Geyiğin Ölümü filmiyle. Kahramanları bireyler değil; sınıflarının, zümrelerinin ya da toplumsal konumlarının temsilcileri. O kadar ki, Köpek Dişi’ndeki karakterlerin biri dışında adı yok.”

4-Köpek Dişi

Kaya Özkaracalar’ın yazısı için tıklayın – İleri Haber

“2009’da Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış Ödülü kazanmış olan Köpek Dişi bir hayli sarsıcı bir film ancak bunun sebebi basitçe bir-iki sert şiddet sahnesi ile ensest nitelikli bir cinsellik içermesi değil. Neredeyse tamamı bir evin içinde ve bahçesinde geçen film, ebeveynleri tarafından tamamen dış dünyadan izole biçimde yetiştirilmekte olan, takriben onlu yaşlarının sonlarındaki veya yirmili yaşlarının başlarındaki genç bir erkek ile iki genç kadının öyküsünü perdeye getiriyor.”

5-Lanthimos harikası

Öner Gündoğdu’nun yazısı için tıklayın – Pera Sinema

“Yeni Yunan Dalgası olarak adlandırılan akıma öncülük eden yönetmenlerden Yorgos Lanthimos’un aynı zamanda senaryosunu da kaleme aldığı film Kynodontas / Köpek Dişi. Yönetmen, daha ilk sahneden bize normal bir evin görüntüsü ışığında farklı bir dünya yarattığını hissettirir.”

6-Seyirciye seri yumruklar

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

“Bu arada, bu filme özel bir Michael Haneke etkisinden söz etsek de Lanthimos’un Bunuel sinemasıyla uzak akrabalığını ihmal etmemek gerek. “Köpek Dişi”, “The Lobster” ve “Kutsal Geyiğin Ölümü” gibi, içgüdülerin, bilinçdışı korkuların yönettiği bir rüya ya da kâbus gibi tasarlanıp çekilmiş bir film. Bütün film, hastalık derecesindeki korumacılığın, tutuculuğun, değişimin önünü almak isteğinin varacağı en uç ve delice noktayı yansıtan bir gündüz düşüne benziyor.”

7-Sadece aileye yerimiz vardır…

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Fabrikatör bir baba ve büyük, bahçeli bir evin içinde onun kurallarına göre hayatını sürdüren bir aile… Yorgos Lanthimos’un 2009 tarihli filmi ‘Köpek Dişi’ (‘Kynodontas’), absürd bir hikâye eşliğinde otorite, aile değerleri, şiddet, baskıcı modeller, yasaklar, cinsellik gibi meselelere ilişkin hatırlatmalarda bulunuyor.”

8-Kynodontas (2009): Ülkenin İnşası

Haktan Kalır’ın yazısı için tıklayın – Cinerituel

“Yorgos Lanthimos’un Kynodontas (Köpek Dişi, Dogtooth) filminde seyrettiğimiz şey en yalın haliyle bir ülke tasviri ve bu ülke 5 bireyli bir çekirdek aileden oluşuyor. Ebeveynlerin, evlatlarını “dış dünya”dan uzak, ayrı bir şekilde, kendi kurdukları mikrokozmos olan “ev”de yetiştirdiklerini görüyoruz. Bu sadece mekansal bir ayrım olarak kalmamış, anne ile baba kendi seçimleri doğrultusunda evlatlarına kimi “gerçeklik”leri de sunmuşlar; yani bu evin kendine ait inanışları, dili, ritüelleri mevcut, tıpkı yazının ilk cümlesinde de dediğim üzere bir “ülke” gibi.”

9-Kynodontas – İnceleme

Zeynep S. Urak’ın yazısı için tıklayın – Seyirlistesi

“Filmi izlerken zaman zaman kendimi tutamayıp güldüğümü hatırlıyorum. Çocuklara öğretilen kelimeler, oluşturulan kedi algısı, o durumda dinlenmeyecek ve seçilmeyecek yegane şarkılardan biri olan My Way şarkısı (onca şarkı arasından seçilmesi manidar) ve onun çevirisi gerçekten trajikomik ve bir o kadar da korkunç detaylar. Bu film için hayatınız boyunca izleyeceğiniz en ağır, en gerçek ve bu yüzden de en korkunç filmlerden biri diyebiliriz.”

10-Çekirdek ailenin yazgısı

Aslı Selçuk’un yazısı için tıklayın – Cumhuriyet

“Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış bölümünün büyük ödülünü alan Lanthimos Dogtooth’da ( Köpek Dişi/ 2009) bireyin dünyayı, yaşamı ne denli çarpık, yanlış algıladığını klostrofobik, gerçeküstü, özgün bir anlatımla irdeliyor. Kırsalda, toplumdan dışlanmış, gözlerden ırak yaşayan beş kişilik çekirdek bir aile.”

11-Evde çocuk eğitmenin ürpertici gizleri

Atilla Dorsay’ın yazısı için tıklayın – T24

“Bu baskıcı ve mantık-dışı sistem eleştirisinin yönetmenin kendi ülkesine, tarih içinde demokrasinin ilk temellerini atmış olsa da bunu modern zamanlarda hemen hiç uygulayamayan Yunanistan’a yönelik olduğunu düşünenler de var. Ki haklı olabilirler!..”

12-En tehlikeli hayvan kedidir!

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“Cannes’de prestijli ‘belirli bir bakış / Un Certain Regard’ ödülüyle gençlik ödülünü kazanan, ülkesinin ‘en iyi yabancı film’ dalında Oscar adayı olan ve genel olarak yirmi heykelcik elde eden kapkara yapım, baba ve annenin, hiçbir şekilde dış dünyayla temas ettirmek istemedikleri üç genç çocuklarıyla birlikte sürdükleri izole yaşamı yansıtıyor perdeye!”

13-Yunan sinemasının yakın dönem başyapıtı

Nil Kural’ın yazısı için tıklayın – Milliyet

“Film, çocuklarını dışarıdaki dünyadan uzakta büyüten bir aileyi merkeze alıyor. O dönem ekonomik krizle gündemde olan Yunanistan’ın bu durumunu direkt referans almasa da bir çürüme ve huzursuzluk halini yansıtan bir film.”

Comments

comments