H.G.Welles’in 1897 tarihli eseri Görünmez Adam’ın serbest bir uyarlaması olan ve en son Upgrade filmi ile yönetmen koltuğunda oturan Leigh Whannell imzalı Görünmez Adam /  The Invisible Man hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-The Invisible Man (2020) – Film Eleştirisi

Müge İbrikçi Baran’ın yazısı için tıklayın – Karanlık Sinema

“Kadına şiddet gibi günümüzün en büyük sorunlarından birini bilim kurgunun vazgeçilmez temalarından olan görünmezlik kavramıyla birleştirilmesi, türün ucuz bir örneği olmaktansa altı doldurulmuş bir mesaj ile klişeleri harmanlayarak filmi farklı bir noktaya taşıyor.”

2-Kadının gücünden korkan ‘Görünmez Adam’lar

Tuğçe Madayanti Dizici’nin yazısı için tıklayın – Birgün

“İsmine bakınca hikâyenin görünmez adam etrafında gelişeceğini düşünebilirsiniz ama bu filmi daha korkutucu yapan da bu zaten, hikâye görünmez adamdan ziyade kurban ile ilgili. Seyirci bilmediği şeyden daha çok korkuyor, orada mı değil mi anlayamamak, düşmanı görememek izleyiciyi koltuğunda kıvrandırıyor.”

3-The Invisible Man (2020)

Gizem Şimşek Kaya’nın yazısı için tıklayın – gizemsimsekkaya.com

“2020 yapımı yeni versiyon, diğer uyarlamalar gibi görünmezliği bulan bir bilim insanı nedeniyle bilimkurgu altyapısı içerse de diğer versiyonlara kıyasla neredeyse hiç laboratuvar ortamı görmediğimiz, deneylere şahit olmadığımız; yalnızca delirmiş bilim insanından kaçan eşine odaklandığımız için bilimkurgu yerine gerilim atmosferi film boyunca ağır basıyor.”

4-Kim görünmez?

Banu Bozdemir’in yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Görünmez Adam bir bilimkurgu gibi lanse edilmesine rağmen bize görünmez olmanın formüllerini icat eden, içeren detaylar sunmuyor. Aksine görünmez olunca neler olacağını tahlil ediyor. Bu da hikayeyi daha sürükleyici bir hale getiriyor. Ama Whannell imzalı bu yeni versiyon neredeyse bir intikam hikayesine dönüşmüş. Bu haliyle film gerçek hikayenin bir hayli uzağında!”




5-The Invisible Man: İnsanların Gözlerini Kapadığı Korkular

Haktan Kaan İçel’i̇n yazısı için tıklayın – bakınız.com

“Elisabeth Moss’un ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu tam da bu noktada anlıyoruz. Karakterin ruh halinin farklı durumlarda değişimiyle beraber kurbanken avcı, avcıyken kurban durumuna düşmesi, filmin hikayesine derinlik katıyor. Doğal olarak görünmeyen bir düşmana karşı savaşmanın verdiği fiziksel dezavantaj, Moss’un oyunculuğu ve başarılı görsel efekt çalışmalarıyla avantaja dönüşüyor.”

6-Görünmez Adam: Bu Dönemin Korku Filmi

Güvenç Atsüren’in yazısı için tıklayın – Filmloverss

“İlk başta Hollywood’un yaşadığı yaratıcılık krizinin yeni bir halkası gibi görünen 2020 yapımı Görünmez Adam, tıpkı ilk uyarlama gibi orijinal metin ve günümüz arasında çok güçlü bir bağ kuruyor ve bu yolla yeniden çevrim çağının “izle unut” formundaki filmlerinden ayrılıyor.”

7-‘Yok’ olmanın büyük gücü

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

““Görünmez Adam”, bir yanıyla sinemaya içkin bir gelirim filmi. Ana karakteri ve çevresindekileri sürekli tehdit eden bir varlığa karşı hayatta kalma mücadelesi. Bu bakımdan gerilimin bütün unsurlarının yerli yerine oturtulduğu, hedef şaşırtmacaların, sürprizli sahnelerin ve katarsisli finallerin olduğu eli yüzü düzgün bir ana akım işi. Öte yandan artık göz ardı edilemez bir biçimde dünyanın her yerinde ciddi bir gündem haline gelen erkek şiddetinin yarattığı etkiler üzerine okunacak çokça da alt metin sunuyor.”

8-Gözden uzak olan bu kez çok yakın

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“‘Göremediğin şey, seni incitebilir!’ mottosuyla hareket eden Whannell, H.G.Wells’in ünlü eserine, çağdaş, teknolojik ve yalın bir yorum getirmeyi başarmış aslında fakat bu teknoloji çatısı altında bir takım çekinceler oluşuyor zihinde, öykü aktıkça. Teknik bakımdan gayet iyi kotarılmış bilimkurgu içeren gizemli korku öyküsü, yetkin kamera kullanımıyla da dikkat çekiyor.”

9-‘Görünmeyen’ erkek şiddeti

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

“Griffin’in bir kadının özgürlüğünü kabul edemeyen tüm erkekleri temsil ettiği; Cecilia’nın da film boyunca “görünmez” erkek egemenliğine ve şiddetine karşı mücadele ettiği söylenebilir. Hatta biraz ileri gidip Whannell’in görünmezliği, erkek egemenliğinin metaforu olarak kullandığı da öne sürülebilir. Ama kendi adıma o kadar ileri gitmekten yana değilim. Çünkü Whannell’in asıl hedefinin her şeyden önce bir gerilim filmi çekmek olduğunu düşünüyorum.”

10-‘Görülebilir’ bir film!

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Yönetmen Whannel, feminist dokunuşlarla da bezediği bu son adımında tıpkı bir önceki filmi ‘Upgrade’de olduğu gibi iyi başlayan koşunun sonunu pek getiremiyor. Öncelikle kökleri eskiye dayanan bu bilimkurguyu çağdaşlaştırırken günümüz teknolojisiyle çelişen yerlerinin üstesinden gelememiş; mesela bir ‘ısı termal’ aracı sorunları çözebilirdi! Ama zaten yukarıda da belirttiğim gibi yönetmenin kendi kaleme aldığı senaryo, ana karakterin psikolojisine, dönüşümüne ve ayakta kalma mücadelesine odaklanmış.”

11-Görünmez Adam

Kaya Özkaracalar’ın yazısı için tıklayın – İleri Haber

“Daha önce son yılların en iyi dehşet filmlerinden Testere (Saw, 2004) ve en iyi korku filmlerinden Ruhlar Bölgesi’nin (Insidious, 2010) senaryolarında imzası olan Leigh Whannel’in bu kez hem yazıp, hem de bizzat yönettiği Görünmez Adam, esas itibariyle son derece kalburüstü bir korku/gerilim filmi.”

12-Kadınları delirten erkeklerin görünmezliği

Olkan Özyurt’un yazısı için tıklayın – Sabah

“Leigh Whannell bütün bunları bir gerilim anlatısı içerisinde anlatıyor. Ve kadının zihinsel, fiziksel ve psikolojik olarak kendi ayakları üzerinde durma çabasının bir anlamda hem kadınların hem de erkeklerin akıllarındaki erkek tahakkümünü öldürerek mümkün olabileceğini gösterirken gerilim türünün dinamiklerinden ziyadesiyle yararlanıyor. Fakat bu tür filmlerde genelde yapılan bir şeyi yapmıyor. Seyirci zekasına saygı gösteriyor.”

13-“Görmeye Değer” Görünmez Adam

Naz Ekmekçi’nin yazısı için tıklayın – Novicinema

“Görünmez Adam, 90 yıllık bir karakteri mükemmel şekilde günümüze uyarlıyor. Korkudan çok, psikolojik bir gerilim filmi – tam da umduğum gibi. Filmdeki dehşet, doğa üstü olandan gelmiyor. Aile içi istismar, şiddet ve travma gibi son derece gerçek olayları ele alıyor. Filmi bu kadar etkileyici yapan da bu.”

14-Korku klasiğine kadın bakış açısı

Nil Kural’ın yazısı için tıklayın – Milliyet

“Görüldüğü gibi kadın karakteri merkeze alan ve görünmez adam hikâyesine yeni bir bakış açısından yaklaşan film, 2007’den beri yapım cehenneminde dolaşan bir proje. Yönetmen koltuğunda oturan Leigh Whannell, korku türünde oldukça tecrübeli bir isim. James Wan’le ortak olarak “Testere / Saw” ve “Insidious” filmlerinin senaryo ve yönetimine imza atan Whannell, “Insidious”ın üçüncü filmini ise kendi başına yönetti.”

15-Alternatif Bir “Gone Girl” Uyarlaması

Burcu Meltem Tohum’un yazısı için tıklayın – Dial M For Movie

“Gillian Flynn’in popüler romanından uyarlanan, David Fincher yönetmenliğindeki Gone Girl 2014 yılında vizyona girmişti. Gerek hikayesi gerekse anlatımıyla o dönem büyük ses getiren bu filmin günümüzde yeniden yorumlanışını bir anlamda Leigh Whannell’in son filmi, H.G. Wellsuyarlaması The Invisible Man’de (2020) görüyoruz; tek fark Whannell’in filmine biraz bilim-kurgu serpiştirilmiş ve ses altyapısıyla korku öğeleri daha çok ön plana çıkarılmış olması.”

Comments

comments