71. Cannes Film Festivali Altın Kamera, 62. Londra Film Festivali En İyi İlk Film ve 66. San Sebastián Film Festivali En İyi Film gibi pek çok prestijli ödülün sahibi olan Kız/Girl, profesyonel bir balerin olmak için çabalayan 15 yaşındaki ergen trans birey Lara’nın hikâyesini başarılı bir şekilde anlatıyor. Film hakkında yazılmış eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Genç bir balerinin yolculuğu

Ali Ercivan’ın yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Yurtdışında, özellikle Amerika’da, trans eleştirmenler öykünün merkezindeki kızın bir cisgender(yani doğduğu biyolojik cinsiyetiyle inşa ettiği toplumsal cinsiyeti aynı) aktör tarafından canlandırılmasını eleştirdiler. Trans oyuncuların kendi tecrübelerini perdede kendileri aktarma fırsatından mahrum edilmesi üzerinde durdular. Haklı bir serzeniş bu elbette ama 15-16 yaşlarında, hem bir trans bireyi canlandırıp hem de ileri düzeyde bale yapabilen oyuncu bulabilmek kolay değil. Pratik sürecin dayattığı bir tercih bu, kaçınılmaz belki. Ve neticede başroldeki Victor Polster olağanüstü bir performans sergiliyor.”

2-Kız: Trajedinin Reddi

Berke Göl’ün yazısı için tıklayın – Altyazı

Kız’ın kuvvetli yanı da burada: Lukas Dhont’un filmi, kâğıt üzerinde toz pembe görünen böylesi bir tabloda bile trans bireyin aşması gereken çok fazla sosyal ve psikolojik zorluk olduğunu ortaya koyuyor. Ailesi tarafından sevilse de, toplumsal açıdan kabul görse de, hayalindeki kariyerin ilk adımlarını atabilse de, nihayetinde ergenlik çağında bir çocuk Lara.”

3-Girl: Bu Benim Dansım!

Sezen Sayınalp’in yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Girl, cinsiyet rollerine, kimliklere, kimliklerin zıttı olarak queer teorinin açıkladığı noktada queer kavramının inşasına, heteronormatif ve heteroseksist düzenin yıkıcılığına dair hislerin yoğunluğuna odaklanan sahneleriyle uzun yıllar hatırlanacak bir film olarak karşımıza çıkıyor.”

4-Doğru hayat yanlış bedende yaşanır mı?

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Öykünün bu cephesi kuşkusuz daha zorlu ve yıpratıcı; çünkü Lara hem mesleki açıdan ayakta kalma ve kendisini gösterme sınavından geçiyor hem de soyunma odasını paylaşmalarına izin verilen kız öğrenciler arasında psikolojik gelgitlerin hedefi oluyor. Bu durum onu giderek bir ‘Siyah Kuğu’ya dönüştürüyor.”

5-Adaletin bu mu dünya?

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“Son derece cesur bir ‘cesaret’ öyküsü özünde “Kız”. ‘Lara’yı canlandıran Viktor Polster adlı mucize aktörün performansının zihinden çok uzun süre çıkması güç. Gencecik ruhunu nasıl da olgun kılmış, o ürkek fakat kararlı tavırlarıyla! Arieh Worthalter, Valentijn Dhaenens ve Oliver Bodart, sıkı oyuncu kadrosunun öne çıkan diğer isimleri. Frank van den Eeden’in neyi gösterdiğini çok iyi bilen kamerası, dış dünyayı, Lara’nın içselliğiyle buluşturuyor. Belgeseli andıran atmosferiyle, son derece etkili bir film perdedeki.”

6-Kız (Girl) – Siyah Kuğu’nun kuir versiyonu… Siyah Kuir?

Murat Dural’ın yazısı için tıklayın – Zaytung Sinema

“Lukas Dhont isminde genç bir arkadaşımız yazıp yönetti, henüz 28 yaşında olduğu ise gözlerden kaçmadı. Film Cannes’da En İyi İlk Film anlamına gelen Altın Kamera’yı, birkaç yıldır kuir yapımlara özel olarak verilen Queer Palm’i ve Bol Palmiye Yağlı Nutella gibi birkaç ödülü daha götürdü. Ne diyelim, gözümüz yok, Allah daha çok versin… Yine gençliğiyle dikkat çeken Cannes ödüllü 17 yaşındaki balet Victor Polsterda oldukça zor bir rolün altından başarıyla kalkmasını bildi.”

7-Kız / Girl

Yazgülü Aldoğan’ın yazısı için tıklayın – Orta Koltuk

“Lara’nın en büyük şansı muhteşem babası. Türkiye’de kaç trans birey, ailesi tarafından bırakın anlayışla karşılanıp bu zorlu yolculukta desteklenmeyi, reddedilmiş evlatlar olarak kendini sokak köşesinde bulmadı ki? Baş tacı edilmek için muhteşem bir sesi olanlar dışında kaçı heba olup gitmedi, intihara kalkışmadı, bıçaklanmadı, öldürülmedi? Lara ise babasına, psikoloğuna ve doktorlarına rağmen kendi dramını kendi yaratacaktır.”

8-Erkek bedenine hapsolmuş bir kız olmanın ızdırabı

Atilla Dorsay’ın yazısı için tıklayın – T24

“Ama baş oyuncu Victor Polster filmin en önemli kozlarından. Yönetmenin uzun süre aradığı ve ancak onu bulduktan sonra filmini gerçekleştirdiği o ‘müstesna’ yaratık… Hakkında IMDB’de bile hemen hiç bilgi olmayan bu genç adam, rolüne öylesine bir inandırıcılık katıyor ki… O olmasa bu filmi olmazdı diye düşünüyorsunuz.”

Comments

comments