1950 yılında savaşta yer alan Süleyman Astsubay savaş meydanında küçük bir kız bulur. 5 yaşındaki bu Koreli kız yetimdir, nereye gideceğini bilmemektedir. Süleyman Astsubay kızı yanına alır ve Ayla ismini verir. Birliğin neşesi haline gelen Ayla ile Süleyman kısa sürede baba-kız gibi olurlar. Ancak 15 ay sonunda birliğin Türkiye’ye geri dönme kararı çıkar. Ayla’yı bırakıp dönmek istemeyen Süleyman Astsubay her yolu denese de Kore kanunlarını aşamaz. Küçük kızı geride bırakmak zorunda kalan Süleyman Astsubay ve yetimlere uygulanan sisteme dahil olarak yetimhaneye verilecek olan Ayla son vedalarında tekrar bir araya gelmeye söz verirler. Yıllar ikiliyi yeniden buluşturacak mıdır?

Çetin Tekindor, Taner Birsel, İsmail Hacıoğlu ve Ali Atay’ın paylaştığı filmin yönetmen koltuğunda Can Ulkay’ın imzası var. Film hakkında öne çıkan eleştiri yazılarını sizinle paylaşıyoruz.

1- “Türk askerleri savaş yetimlerine sahip çıkıyor”

Murat Tolga Şen’in eleştirisi için tıklayın  – Beyazperde.com

“Ayla filmi izlenmeyi hak eden, ulusal sinemamızın ucuz gişe komedilerinden dahası olduğunu ispat eden güçlü bir film. Ayrıca asıl karakterleri “astsubaylar” olan film olarak nadir bir örnek. Bir “seyirci filmi” olması sebebiyle eleştirmenler tarafından ciddiye alınmayacak olması onu kıymetsiz ilan etmeye yetmiyor.”

2-“Ayla’nın Hüzünlü Öyküsü

Mehmet Açar’ın eleştirisi için tıklayın – Habertürk

Bir çocuğu sahiplenmek kuşkusuz sadece kan bağıyla ilgili değildir. Analık- babalık, biyolojik ebeveynliğin ötesinde bir sorumluluktur. Özellikle zor koşullar altında bağlar daha da güçlenip derinleşir. ‘Ayla’ sadece bu bağı değil, bir babayla kızının zorunlu ayrılığını anlatıyor. 1950 yılında, Kore Savaşı sırasında Astsubay Süleyman ile Koreli küçük yetim Ayla birbirlerine bağlanıyor, ayrılmak istemiyorlar ama otoritelerin dediği oluyor.”

3-“Türkiye’de Senaristin Adı Yok!”

Batu Anadolu’nun eleştirisi için tıklayın – FilmLoverss

“Daha Akademi Ödülleri’ne gönderilme kararında bile devletin müdahalesinin hissedildiği; Ziraat Bankası ve Türk Hava Yolları gibi sponsorlara sahip olan filmin bir de geçtiğimiz aylarda senarist krizi yaşaması, üstüne bu kadar titrenen bir projenin bile pek de iyi yönetilmediğini göstermişti. Hatırlatmak gerekirse; filmin senaristi Yiğit Güralp, Ayla filminin sosyal medya hesaplarından engellenmişti.”

4-“‘Kızım’ olmadan asla…”

Uğur Vardan’ın eleştirisi için tıklayın – Hürriyet

“Kimi filmlerin bize hatırlattığı bir gerçek vardır: Hayat, bazen fena halde kurgunun önüne geçer… Geçen yıl Oscar’a aday olan ‘Lion’ böylesi bir yapımdı ve Garth Davis imzalı çalışma, yanlışlıkla bindiği trenle evinden uzaklaşarak bambaşka bir hayatın parçasına dönen ve yıllar yıllar sonra, yuvasını, geride bıraktığı ailesini ‘Google Earth’ üzerinden arayarak bulan Hintli bir çocuğun gerçek öyküsünü anlatıyordu. ‘En İyi Yabancı Film’ dalında bu yıl Türkiye’yi temsil edecek olan ‘Ayla’ da benzer bir arama ve hatıralardaki eksikleri tamamlama çabasına sahip.”

Comments

comments