1-Elitizme karşı halkın şovu

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

“AMERİKAN gösteri dünyasının unutulmaz isimlerinden Phineas Taylor Barnum’u (1810-1891) bir müzikal kahramanı olarak görmek şaşırtıcı değil. Hatta müzik ve dansın gösteri dünyasını anlatmanın en doğru yolu olduğu dahi söylenebilir. Ama müzikal gibi, gerçekçilikle arası pek iyi olmayan bir türün biyografik öykülere uyum sağlayacağını öne sürmek zor. Belki tam da bu nedenle “Muhteşem Showman”, gerçekçi bir hayat öyküsü anlatma iddiasını en baştan bir yana koyuyor. Bill Condon ile Jenny Bicks’in yazdığı senaryo, P. T. Barnum’un hayatının belirli bir döneminde yaptıklarından yola çıkarak azı gerçek, çoğu hayal başka bir hikâyeye götürüyor bizi.”

2-Farklılıkların Alkışlandığı Bir Dünya

Zeynep Pınar Uçar’ın yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Biyografi türündeki Muhteşem Showman, Phineas Taylor Barnum’ın 1800’lü yıllarda ortaya koyduğu harika şovun ve sirk konseptiyle öne çıkışının hikayesini Hollywood ışığı altında evirerek anlatıyor. En İyi Film, En İyi Müzik ve Komedi veya Müzikal Dalında En İyi Erkek Oyuncu olmak üzere üç farklı dalda Altın Küre adaylığı bulunan film, dar görüşlü bir toplumda sınıfsal ve sosyal farklılıklara karşı verilen varoluş mücadelesini anlatıyor. Jenny Bicks ve Bill Condon (Güzel ve Çirkin)’ın senaryosuna sahip olan film, ritmini en fazla içerdiği müzikal sahnelerde yükseltmeyi başarıyor. Film, izleyicisine yüzeysel ancak, eğlenceli dakikalar yaşatıyor.”

3-Masalsı ve Coşkulu Bir Müzikal

Burak Göral’ın yazısı için tıklayın – Sözcü

“Yine yılın son günlerinde, “Aşıklar Şehri”nin de müziklerine imza atmış Justin Paul ve Benj Pasek ikilisinin müzikleriyle bezenmiş “Muhteşem Showman”, sinemalarsa sizi masalsı bir dünyaya dahil olmaya çağırıyor. Ünlü Barnum sirkinin ve müzesinin kurucusu P.T.Barnum’dan esinlenilerek oluşturulan klişe bir aile hikayesi aslında ama yıldız oyuncularla, coşkulu müziklerle ve güzel kareografilerle renklendirilmiş…”

4-Buyrun ‘Öteki’lerin müzikaline…

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“P. T. Barnum, yazılıp çizilenlere bakılırsa sevimli bir üçkâğıtçı, abartılı bir iletişim uzmanı, bazılarının deyişiyle sahtekârın önde gideniymiş. Film ise onu ilk olarak bir ‘Dickens karakteri’ (hafif ‘Oliver Twist’, bir parça ‘Büyük Umutlar’) gibi ele alıyor, sonra çok az ‘Kaptan Onedin’ tadı katıyor ve nihayetinde koca bir sirkin patronu olarak sunuyor. “Bir süre mutlu mesut akan bu öykü nerede çatışma yaşayacak?” diye beklerken sahneye İsveçli şarkıcı Jenny Lind çıkıyor ve Barnum’un aile hayatında çatırdamalar başlıyor.”

5-Muhteşem Şovmen’in şovu!

Banu Bozdemir’in yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Barnum’un hayatı ne kadar filmin içinde anlatıldığı kadar sansasyonel ve klişe mi bilemeyiz ama yönetmen Michael Gracey klasik bir anlatımla bunu karşımıza çıkarıyor, buna rağmen sürükleyici bir seyirlik yaratması da yönetmenin hanesine yazılması gereken bir artı!

Hugh Jackman özellikle sahne şovu dışında Lenny Lind’in şarkı söylemesini izlerken taşan ve izleyiciye ulaşan bir duygu seli yaratıyor adeta diyebilirim, bu durumda onu izlemek bir kez daha garanti oluyor.”

Comments

comments