Oyuncak Hikayesi serisinin son filmi olan Oyuncak Hikâyesi 4 hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Oyuncak Hikâyesi 4: Var Olma Amacımızı Tamamladıktan Sonra Ne Olacak?

Zeynep Pınar Uçar’ın yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Oyuncak Hikâyesi 4, izleyicisine kimseden umudu kesmemek gerektiğini söylerken, bu zor olsa da değişime inanmalarını anlatıyor. Çünkü, ilerleyen zaman, oyuncaklar için bile değişimi, yeniliği ve bazen de ayrılığı beraberinde getiriyor.”

2-Oyuncak Hikâyesi 4: Woody’nin Kararı

Ali Ercivan’ın yazısı için tıklayın – Altyazı

“Pixar’ın bir süredir devam filmleri rehavetine girdiğine dair fikirlerimi daha önce yazmıştım. Nemo veya Sevimli Canavarlar (Monsters Inc.) serilerinde, büyük paralar kazandırsa bile büyük hayal kırıklığı da yaratan sonuçlar görmüştük. Neyse ki Oyuncak Hikâyesi 4 bu korkuyu boşa çıkarıyor. Altı dolu, zihni açık, yine çok duygusal, karakterlerine ihanet etmeyen bir film Oyuncak Hikâyesi 4. Bu arada şundan da bahsetmemek olmaz; animasyon kalitesi de Pixar’ın bugüne kadar yaptığı en üst düzeyde, özellikle sanal ışık/görüntü yönetimi anlamında epey ileri bir film sizleri bekliyor.”

3-Oyuncaklara Veda: Toy Story 4 (2019)

Murat Tolga Şen’in yazısı için tıklayın – Öteki Sinema

“Sorumluluk sahibi vahşi batı şerifi Woody ve çılgın uzay komandosu Buzz Lightyear’la karşılaşmamızdan bu yana tam 24 yıl geçmiş. O filmi çocukluğunda sinemada izleyenler şimdi iş-güç sahibi orta yaşlı insanlar oldular. Zaman ne tuhaf bir şey ama filmler sayesinde kurduğumuz dostluklar (ve aşklar) hiç eskimiyor. Woody, Buzz ve diğerleri hala bizi maceradan maceraya sürükleyen dostlarımız ve şimdi de çocuklarımıza eşlik ediyorlar.”

4-Toy Story 4: Herkesin Filmi

Güney Yurdakul’un yazısı için tıklayın – Pera Sinema

“Film, ustaca kurgulanan ve bize bundan önceki üç filmin kısa özetini geçen sahneler ile başlıyor. Böylelikle sevdiğimiz tüm karakterlere tekrar merhaba deme şansı buluyoruz. Tekrar kavuştuğumuzu sandığımız çoğu karakter, ne yazık ki filmin bütününde iki üç dakikalık ekran sürelerinden fazlasını bulamıyor. Yakındığımıza bakmayın. Bu film oyuncakların değil Woody’nin filmi. Onunla başlayan yolculuğun onunla biten finali. Woody üzerine yazılan hikaye o kadar iyi ve o kadar tamamlayıcı ki sevdiğimiz ve tekrar izlemek istediğimiz karakterleri -Buzz Lightyear hariç- film akarken aramıyoruz.”

5-Oyuncaklara özgürlük!

Olkan Özyurt’un yazısı için tıklayın – Sabah

“Neticede ‘oyuncuk hikayesi’ deyip geçilecek bir seri hiç olmadı. Ama son film önemli önermelerle karşımızda. Bu önermelerini su gibi akan bir hikayede, hiçbir şeyin altını çizmeden iyi bir şekilde sunuyor. Ki sürprizli ve katmanlı hikayesi ve hem büyüttüğü çocuklara, hem de şimdiki çocuklara seslenen yaklaşımı da cabası…”

6-Woody, kayıp oyuncakların peşinde

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

“”Toy Story 4″ ise bir “kurtarma operasyonu”nu eksen alan macera filmlerinin özelliklerini taşıyor. Aksiyon ve komedi önceki filmlerde olduğu gibi dramla birleşiyor. Hikâye üzerine kafa yormadan önce “Toy Story 4”ün gerçekten eğlenceli, sürükleyici ve çok hareketli bir film olduğunu belirtmekte fayda var.”

7-Oyuncaklar dünyasında geri dönüşüm var!

Banu Bozdemir’in yazısı için tıklayın – Cine Dergi

“Üçüncü bölümde neredeyse çok etkili ve yürek burkan sahneye imza atan Pixar, hikaye konusunda da yağ çıkarma da eksik kalmıyor. Bazı sahneleri gerçekten de derinlikli yansıtıyor ve animasyon izleyicisi olan büyükleri çok bingo bir biçimde yakalamayı başarıyor. Bu kez karakterin yani Bonnie’nin kırılgan ve  naif olmasından ileri gelebilir, hikaye basit bir algı yaratabilir ama detaylarda gayet iyi mesajlar çıkıyor.”

8-Oyuncak Hikâyesi 4

Korkut Akın’ın yazısı için tıklayın – Sadi Bey

“Büyüklere masallar diyebileceğimiz animasyon filmlerin büyük çoğunluğu doğrudan yaşamla bağlantılı değil… Zaten savaş ve kötülükle dolu olduğu için de hep irkiltici, itici. Ancak Oyuncak Hikâyesi serisinin dördü de (dördüncüsü daha da çok) duygu yüklü. Mesaj verici, eğitici…”

9-Sevelim, sevilelim oyuncaklar kimseye kalmaz.

Murat Tolga Şen’in yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Serinin son filminde oyuncaklarımız ilk filmdekine benzer bir şekilde yine dış dünyaya açılmak zorunda kalıyorlar. Pixar’ın başlangıçta dördüncü bir film yapma planı yoktu, Toy Story 3 (2010) perdeyi kapatma niyetindeydi ve o filmin sonunda Andy oyuncaklarına elveda dedi ama film çok başarılı olunca daha şık bir veda için fırsat doğdu.”

 

Comments

comments