Atanamayan bir öğretmenin boş bir plazada güvenlik görevlisi olarak işe başlamasının ardından yaşanan olayları anlatan Plaza filmi hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-İstanbul Film Festivali Günlükleri 3: Atanamamış Zebercet!

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

““Plaza”, atanamayan öğretmenler, kentsel dönüşüm gibi siyasal alanlara; cep telefonu ve sosyal medya üzerinden şekillenen ilişkilere açtığı alanla oldukça güncel bir yerde duruyor aslında. Ve hatta fikri ve varmak istediği yer açısından dikkate değer bile bulunabilir. Ancak, yukarıda da ifade ettiğim gibi bu fikrin bırakalım bir senaryoya dönüşmüş olmasını, bir hikayeye bile dönüşüp dönüşmediği muamma.”

2-Plaza: Tepe Noktası Olmayan Bir Hikâye

Zeynep Pınar Uçar’ın yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“27 katlı dev plazanın bomboş, natamam katları arasında her gün 12 saat tek başına kalma fikri daha gergin ve derinlikli bir hikâyeyi çağrıştırırken Plaza, bir türlü kendisini farklı kılacak dönüm noktasına varamıyor. Emre’nin tekrar eden zincirleme dolandırılma tecrübelerini sürekli iyi niyetiyle sebeplendirdiği için ana karakterini basitleştiriyor ve hikâyesini önemli eleştirilerin iz bırakacak köşelerinden yoksun bırakarak anlatılıyor.”

3-Plaza (2020) – Film Eleştirisi

Müge İbrikçi Baran’ın yazısı için tıklayın – Karanlık Sinema

“Filmin konusundan yola çıkarak The Shining (1980) tarzı bir delirme hikayesi veya Naked (1993) filminde olduğu gibi varoluş üzerine tartışmalar içeren diyaloglar bekleyebilirsiniz. Aksine 2003 yapımı İnşaat filmine yakın ama maalesef onu hem eleştirel hem de komedi olarak aşamayan bir yapım karşımıza çıkıyor.”

4-39. İstanbul Film Festivali Yarışma Seçkisi-1

Duygu Kocabaylıoğlu’nun yazısı için tıklayın – Popüler Sinema

“Atanamayan öğretmen Emre’yi alıp, benzer bir boş plazaya yerleştiren Anıl Gelberi’nin cin fikirli senaryosu, maalesef aleve dönemeyen bir kıvılcımı andırıyor. Mecburi güvenlik görevlisi Emre’nin plaza ile olan mecburi ilişkisi derinlikten uzak, zaman öldürme odaklı ve seyirciyi karakterden uzaklaştıran bir dış ses olarak vuku buluyor.”

5-Atanamayan plaza!

Banu Bozdemir’in yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Filmin kendi içinde eminim ki şöyle bir önermesi var; atanamayan bir öğretmenin yaşamaması gerektiği halde başına gelenler. O toplumsal mesajı ne yazık bulamadık, hatta atanamayan bir öğretmenin ruh halini de bulamadık filmde!”

6-Plaza!

Gül Yaşartürk’ün yazısı için tıklayın – Cine Dergi

“39. İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Yarışma Filmlerinden Anıl Gelberi’nin ilk uzun metraj filmi Plaza 1980’li yıllarda Şener Şen’in, Kemal Sunal’ın ya da İlyas Salman’ın modern yozlaşmış şehirdeki naif karakteri oynadıkları filmleri anımsatıyor. Özellikle Züğürt Ağa’yı. Elbette Züğürt Ağa’nın epik yapısıyla izleyiciye sadece karakter odaklı değil değişen şartlara dair oldukça geniş kapsamlı bir öykü sunduğunu hatırlamak kaydıyla.”

7-39. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma filmleri

Kaya Özkaracalar’ın yazısı için tıklayın – İleri Haber

“Yarışmadaki ‘ilk filmler’ arasında sevdiğim bir diğer film ise Anıl Gelberi’nin yazıp yönettiği Plaza. Kaba inşaatı bitmiş ama kullanıma açılmamış bir plaza binasında bekçi olarak çalışmaya başlayan genç bir erkeğin başına gelenleri perdeye getiren Plaza, absürt mizaha yaklaşan yer yer keyifli, yer yer hüzünlü bir seyir sunuyor.”

8-Plaza (2020) / İstanbul Film Festivali – Film İncelemesi

Gökçe Duman’ın yazısı için tıklayın – obicimsinema.com

“Aslında elimizde bilimkurgu ya da gerilim yanı ağır basmaya müsait bir mekan ve senaryo varken, seyircinin merak duygusunu yüksek tutarak başlayan tempo sonlara doğru derdini, kaygısını unutup otobüsten rastgele bir durakta iner gibi yoluna devam etmiş.”

Comments

comments