Jennifer Lawrence’ın başrolde oynadığı “Kızıl Serçe” hakkında yazılmış eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-İkili Oynayan Kadın: Red Sparrow

Valerii Ege Deshevykh’in yazısı için tıklayın – arakatsanat.com

“Amerika’da kısmen, Türkiye’de gelen sert eleştiriler sonrası söylemem gerek ki Red Sparrow ne yerin dibine sokulacak ne de abartılacak bir film. Uzunluğu ve filmde hiç aksiyon olmaması kimi seyircinin sıkılmasına sebep olabilir. Filmin tamamı matematiksel bir şekilde işleyen ajanlar arası ikili oyunlar ve politik gerilim üzerine. ”

2-Bu paranoya hiç biter mi?

Duygu Kocabaylıoğlu’nun yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Bir casusluk aksiyon-gerilimi için 138 dakikalık oldukça uzun süresiyle Kızıl Serçe’nin yönetmen koltuğunda aslında politik alt metinli uyarlama deneyimi olan bir isim oturuyor: Francis Lawrence. Açlık Oyunları serisinden gelen ‘Jennifer Lawrence’ı kamera önünde yönetme’ deneyimini bu filmde de konuşturan Francis Lawrence, başrol oyuncusundan bir ABD filmi için mümkün mertebe yararlanıyor.”

3-Soğuk Savaş reloaded!

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

““Kızıl Serçe”, eski moda bir ‘Soğuk Savaş’ konseptini bugünün dünyasına oturtmaya çalışırken ucuz bir propaganda filmi olmaktan öteye gidemiyor. Bildik amentüyü tekrarlayarak “demokrasi- despotizm” ikiliyi ile ikna edebileceğini düşünüyor.”

4-Putin’in Rusya’sında seks, şiddet ve casusluk

Atilla Dorsay’ın yazısı için tıklayın – T24

“Film Moskova’da açılıyor. Ve günümüz Rusya’sı filmin ana mekanını oluşturuyor. En tuhafı, bu tabloda ülkenin komünist dönemini anımsatan, her şeyiyle ürkünç, kuşkulu, herkesin birbirinden şüphelendiği bir baskı, entrika ve ihbar ülkesi olduğu imajı ortaya çıkıyor. Sanki onca yıldır hiçbir şey değişmemiş gibi!..”

5-Red Sparrow: Bedenim Silahım, Sözlerim Kalkanım Olsun

Haktan Kaan İçel’in yazısı için tıklayın – Pera Sinema

“Gerilim, ajan filmlerinin olmazsa olmazı gibidir. Filmin yönetmeni Francis Lawrence bu konuda pek zorlanan bir yönetmen olmamasına rağmen filmdeki bir mutfak sahnesi dışında gerilim dozajını bir an bile hareket ettirmeyen tercihleriyle, filmin akıcı olmasına rağmen gerilim açısından fakir bir ajan filmi olmasına yol açmış. Filmin türüne dahi sadık olamaması da beklentilerin düşmesine neden oluyor.”

6-Red Sparrow: Tren Enkazından Farksız Casus Filmi

Can Rende’nin yazısı için tıklayın – Bakınız

“Rusları İngilizlerin oynamaları, filmin Rus aksanlı/bazen aksansız İngilizceyle çekilmiş olması, filmdeki Sovyet Rusya’nın en az Black Panther‘deki hayali Afrika ülkesi Wakanda kadar gerçekdışı olması… Bunları gözardı etmek zor olmuyor. Esas sorun karakterlerin doğru dürüst işlenememeleri, 50 yıldır tekrar edilen casus klişelerinden medet umulup öyküye – türe yeni açılımlar getirilememesi, filmin sürprizsiz ilerlemesi.”

7-Kızıl Serçe: CIA iftiharla sunar

Cüneyt Cebenoyan’ın yazısı için tıklayın – Birgün

“Şimdi bu film tüm dünyada yasaklansa insanlık bir şey kaybetmeyeceği gibi, aksine kazançlı çıkar. Bu film alenen nefret söyleminden ibaret; ırkçılık derecesinde Rus düşmanı, tabii bunun içinde komünizm düşmanlığı da var. Sovyetler Birliği çökeli çok oldu, Rusya’da iyi-kötü bir sosyalizm değil vahşi kapitalizm var artık. Ama Hollywood için Rusya hala “kızıl” yani gomonist!”

8-Kızıl Serçe: Vasat ajan filmini Jennifer Lawrence bile kurtaramıyor

Kerem Akça’nın yazısı için tıklayın – Posta

““Kızıl Serçe”, Jennifer Lawrence’dan seriye dönüşecek bir kadın ajan karakteri yaratmak için yola çıkıyor. Ancak ilk yarısında inandırıcı ve cesur durabilse de, ilerledikçe Francis Lawrence’ın ‘Açlık Oyunları’ serisindeki kolaycılığına takılıyor.”

9-Ajan olası geliyor insanın!

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“Jennifer Lawrence kaynaklı bir cazibesi var filmin kuşkusuz fakat hikayedeki absürd boşluklar, inandırıcılık sorunu, mantıksız oluşlar ve ‘çalakalem’ hissi, etkisini yok ediyor casusluk geriliminin. Meselenin özü olabilecek ‘suspense’, göz ardı ediliyor; Lawrence’ın arzı endamıyla.”

10-Balerinden ‘ajan’ olur mu?

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Bırakın 60’ların, 70’lerin ‘Soğuk Savaş Dönemi’ casusluk filmlerindeki felsefi derinliği, ‘Çıkış Yok’ (‘No Way Out’) benzeri bir entrika ya da yakın zaman önce izlediğimiz ‘Sarışın Bomba’daki (‘Atomic Blonde’) aksiyon bile yok ‘Kızıl Serçe’de. Zaten senaryoyu “Gizem katacağız” diye öyle bir karıştırmışlar ki, her şey birbirinin içine girmiş.”

11-Zayıf bir ajan gerilimi

Burak Göral’ın yazısı için tıklayın – Sözcü

“Politik alt metin olarak da Rusya’yı epey bir çirkin, ruhsuz ve insani hiçbir değer barındırmayan bir ülke olarak gösteren eski moda bir Amerikan yapımı “Kızıl Serçe”. Hatta Matthias Schonaerts’ı Putin’e benzetmek de tüy kondurmuş!”

12-‘Kızıl Serçe’ Jennifer

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

“John Le Carre uyarlamalarının da gösterdiği gibi, iyi bir casus filmi kurduğu gerçekçi dünyayla öne çıkar. “Çıtayı o kadar yukarı koymayalım, Jennifer Lawrence’ın hatırına idare edelim” derseniz, Francis Lawrence’ın yönettiği “Kızıl Serçe”nin teknik olarak iyi çekilmiş, sürükleyici bir film olduğunu, sürprizlerini sonuna kadar gizlediğini söyleyebilirim en fazla…”

Comments

comments