Mehmet Ali Konar’ın Ankara Film Festivali’nden En İyi Film Ödülü dahil 5 ödülle ayrılan filmi “Renksiz Rüya” hakkında yazılmış eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Sevdiğin Herkesi Kaybedersen…

Ali Ercivan’ın yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Mehmet Ali Konar’ın ilk filmi, İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Yarışma’da yer almış, jüri tarafından bir özel mansiyon ödülüne layık görülmüştü. Ankara Film Festivali’ndense En İyi Film, Senaryo, Yardımcı Erkek Oyuncu, Görüntü Yönetmeni, Özgün Müzik ve SİYAD ödülleriyle dönmüştü. Renksiz Rüya’nın yapmaya çalıştığı, ülkenin o karanlık dönemine bir çocuğun gözünden, insani bir bakış atmak.”

2-Renksiz Rüya: 1990’larda Diyarbakır’da büyümek

Kaya Özkaracalar’ın yazısı için tıklayın – İleri Haber

“Konar’ın ilk uzun metraj çalışması olan Renksiz Rüya bu yıl vizyona giren en iyi yerli yapımlardan biri. Çok hassas –ve kuşkusuz önemli- bir konuyu, insanın içini burkan bir hüzün içinde ama kesinlikle “duygu sömürüsüne” ve/veya “ajitasyona” kaymadan büyük bir ustalıkla işliyor.”

3-Renksiz Dünya: Nefes alan, canlı ve renkli bir film!

Kerem Bumin’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

“Renksiz Dünya ciddi bir yönetmenlik izi taşıyan, konusuna hakim ve politik bir yan taşırken de hikaye kalitesinden de ödün vermeyen bir film. Bizce bu tür filmlerde az rastlanan özellikler taşıyan ve izlenmeyi fazlasıyla hak eden bir yapım. Renksiz dünya kesinlikle renksiz bir film değil…”

4-Renksiz Rüya: Bir zamanlar Diyarbakır’da

Cüneyt Cebenoyan’ın yazısı için tıklayın – Birgün

“Filmin nereye doğru gittiği ve nasıl sonlanacağını tahmin etmek çok kolaydı. Keşke filmde dönem net bir biçimde ifade edilseydi çünkü bilmeyen birisinde filmin, bugünün Diyarbakır’nda geçtiği izlenimi oluşabilir. Karanlık ve karamsar bir anda sona eren film, iyiye doğru bir değişimin mümkün olabileceği izlenimi vermiyor.”

5-Önceden haber verilmiş bir ölümün güncesi

Alin Taşçıyan’ın yazısı için tıklayın – Ahwal News

“Renksiz Rüya, son derece yalın bir film. Bir dönemin bugüne de şiddetle yansıyan realitesini masum bir çocuğun gözünden gösteriyor. Annesini kaybetmenin acısı yetmezmiş gibi sürekli bir korku ikliminde, tehdit altında yaşamanın onda yol açtığı duygusal çöküntüyü gösteriyor. İçe dönük, kolay iletişim kuramayan, yüksek sesle konuşamayan bir çocuk…”

6-Rüya bütün çektiğimiz…

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Genç yönetmen Mehmet Ali Konar, ilk uzun metrajlı filmi ‘Renksiz Rüya’da ülkenin acılı bir döneminden, faili meçhullerin yaşandığı, beyaz Toros’ların cirit attığı zaman kesitinden bir öykü anlatıyor. Annesini kaybettikten sonra herhangi bir kişiyi ya da nesneyi sevmeye korkan Mirza, bir anlamda hayata yeniden tutunmasına vesile olan Mir Ahmet’i bulduğu anda sistem varlığını hatırlatıyor.”

7-Renksiz Rüya: Coğrafya, Sevmenin Önünde Engel midir?

Ecem Şen’in yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Bilindiği üzere 90’lı yıllarda, politik koşulların şiddetle birbirine geçkin yapısı çok fazla insanın faili meçhul cinayetlere kurban gitmesine sebep oldu. Mehmet Ali Konar, Türkiye’de Zazaca çekilen ilk kısa film olma ünvanını da taşıyan Baba adlı filminde değindiği faili meçhul cinayetler konusuna uzun metrajı Renksiz Rüya ile devam ediyor.”

8-İki Hüzünlü Hikaye Keşisince

Burak Göral’ın yazısı için tıklayın – Sözcü

“Genç yönetmen Mehmet Ali Konar’ın gayet duyarlı hikayesi, iyi de çekilmiş olmasına rağmen çok daha güçlü işlenebilecekken elden kaçırılmış bir senaryoya sahip. Mesela; Mir Ahmet’in ve Mirza’nın ailesinin travmalarını, içinde bulundukları kıskacı sadece bu ülkede yaşayıp da, kürtlerle empati kurabilen izleyicilerin anlayabileceği bir kapalılıkla ele alıyor film.”

9-90’ların Diyarbakır’ında Kürt olmak…

Atilla Dorsay’ın yazısı için tıklayın – T24

“Bu tümüyle Kürtçe çekilmiş, oldukça kısa (75 dakika), alabildiğine sakin ve yer yer şiirsel film, bu özelliklerini aşan bir güce kavuşuyor.  Diyarbakır’ın kullanılışı etkileyici: ufukta yükselen eski surların içindeki tümü taştan evler; isimleri boyayla yazılmış dar sokaklar; çoğu zaman gelişigüzel ve girift bir yapılaşma. Loş çarşılar, yerel sanat atölyeleri, zaman zaman sergilenen Kürt folkloru.”

Comments

comments