Keanu Reeves’ın başrolünde yer aldığı Replikalar, bilim-kurgu türünü sevenler için yüksek beklentiye girmeden seyredebilecekleri bir yapımdan öteye gidemiyor.

Ölen askerlerin bilincini, robotların bedenine transfer edilmesini amaçlayan bir programda sinirbilimci olarak çalışan Will Foster, henüz bu çalışmalarında başarılı bir sonuca ulaşamamıştır. Bilinçlerin transfer edildiği robot bedenler, aktif hale geldikten kısa bir süre sonra kendilerini yok etmektedirler. Will Foster, 3 çocuğu ve karısını trafik kazasında kaybetmesinin ardından, onlara yeniden kavuşmak amacıyla, klonlarını yapmaya karar verir. Ancak aldığı bu karar, bir çok öngöremediği sonucu beraberinde getirir. 17 gün sürecek klonlama işlemi boyunca, hem ailesinin kaybolduğunu kimseye hissettirmemeli, hem de işyerindeki deneylerine devam etmelidir.

Okuyanlara tanıdık gelen bir hikayeye sahip olan film; türe yeni bir şey katmadığı gibi, görece merakla izlenebilen ve filmin ilk bölümünü oluşturan klonlama sürecinden sonra, hangi yöne evrileceğine karar veremiyor ve tepe taklak yere çakılarak izleyenlerde nahoş bir tat bırakıyor. Bilim-kurgu türünün ana temalarından olan, bilinç transferi konusuyla başlayıp, ardından klonlamayla devam eden film, hangi temaya yöneleceğini filmin sonuna kadar belirleyemeyerek hedefi teyet geçiyor.

Kuşkusuz buna en büyük sebep, iyi bir çıkış noktasına sahip hikayenin, kötü bir senaryo ile heba edilmiş olması. İzleyicide oluşturulan beklentiler, neredeyse hiç karşılanmıyor. Film, bir türlü yaratmaya çalıştığı gerilim havasına izleyiciyi sokmayı başaramıyor. Özellikle, filmdeki mantık hataları göz ardı edilecek türden değil.

Filmin bir başka çuvalladığı nokta ise, oyunculuklar. John Wick karakteri ile kariyeri yeniden çıkışa geçen Keanu Reeves, John Wick karakterine cuk oturan mimiksiz ve cansız oyunculuğunu, diğer filmlerinde aynen devam ettirerek adeta bu filmlerde zorla oynatılmış hissi uyandırıyor. Geçtiğimiz yıl vizyona giren, İstikamet Düğün ve Sibirya filmlerinden sonra, Replikalar’da da aynı oyunculuğunu devam ettiriyor. Film, anlattığı hikayeyi fazla ciddiye aldığı için, hikayedeki mantık hatalarını nasıl göz ardı edemiyorsak, kötü bir filmi çekilebilir hale getirebilecek Keanu Reeves faktörü de bu şekilde devreden çıkmış oluyor.

Yarından Sonra filminin senaristi olan yönetmen Jeffrey Nachmanoff, yönetmenliği ile fazla sırıtmasa da, beklentileri karşılamayı başaramıyor. Özellikle filmin, robot içeren sahneleri, yapaylıkları ile göz tırmalamayı başarıyor.

Kısacası, bilim-kurgu türünü sevenlerin izlemek isteyebileceği, ancak bunu yaparken fazla beklenti içerisine girmemesi gereken bir yapımla karşı karşıyayız. Bu hafta sinemaya gitmek isteyen sinemaseverler için, Replikalar(Replicas) ile aynı hafta vizyona giren Creed II: Efsane Yükseliyor  ve Şüphe filmlerini tercih edebilirler.

Comments

comments