Geçtiğimiz yılın önemli sinema filmlerinden biri olan Heredity’nin(Ayin) yönetmeni Ari Aster’in son filmi Midsommar(Ritüel) hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…




1-Midsommar: Korku Türünde Bir Meydan Okuma

Güvenç Atsüren’in yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Ari Aster, yeni filmi Midsommar’da Hereditary ile kendine açtığı yoldan, ama onu -oldukça- genişleterek ilerleyerek son yılların en görkemli korku filmlerden birine dönüşüyor; ki anlatının zayıfladığı noktalar da bu görkemden kaynaklanıyor.”

2-Midsommar: Aydınlıkta Dans

Aslı Ildır’ın yazısı için tıklayın – Altyazı

Ayin gibi Ritüel’in de korku sinemasının alt türlerinden beslenen bir yapısı var. Bu yapının ana iskeleti, Ayin’de nasıl ki bir annenin yaşadığı kaybın ve travmanın üzerine kuruluysa, burada da bir tür ayrılık hikâyesi üzerine kurulu. Yönetmenin kendi yaşadığı acı dolu bir ayrılık üzerine çektiği ve bir tür “terapi” olarak gördüğü filmi, bir yanıyla uzun ve zorlu bir ayrılık sürecinin metaforu olarak okumak mümkün.”

3-Çayır Çimen Ortasında Gerilim: Ritüel

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

“Deyim ne kadar doğru olur bilmiyorum ama “Ritüel” (Midsommar), hormonlu değil, organik bir korku filmi…En azından beyaperdeden bize yansıyan duygu bu…”

4-Ritüel: Bitmiş bireycilik, yürümeyen cemaatçilik

Cüneyt Cebenoyan’ın yazısı için tıklayın – Birgün

“Baştan söylemeli, ilki 1973’te, ikincisi ise 2006’da çevrilen Wicker Man (Gizemli Ada/Lanetli Ada) filmlerini gördüyseniz, Ritüel’de neler olacağını kolayca tahmin ediyorsunuz. Wicker Man’i görmediyseniz de filmin nereye evrileceğini tahmin etmek zor değil. Titanic’te de geminin batacağını biliyorduk, önemli olan o noktaya nasıl gittiği diyorsanız: Maalesef o noktaya da gerilimi yukarda tutarak, seyircisini avucunun içine alarak gitmiyor film.”

5-Midsommar (2019) – Film Eleştirisi

Müge İbrikçi Baran’ın yazısı için tıklayın – Karanlık Sinema

“İlk filmine nazaran daha çok kendini belli eden dehşet sahnelerine absürtlük katma tercihi, şiddetin etkisini azaltırken sahnenin korku filmi klişelerinden arınmasını sağlıyor. İzleyiciyi yerinden sıçratmak yerine küçük bir şok yaratmak Ari Aster için daha önemli. Ayrıca filmin konusu klişe bir gençlik korku filmi tadında olmasına rağmen yavaş yavaş detaylarını öğrendiğimiz gizemli ritüel, merak unsurunu tetiklediğinden uzun süresi göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor.”

6-Ritüel: Oryantalizmin nesnesi yalnızca Orta veya Uzak Doğu mudur?

Kaya Özkaracalar’ın yazısı için tıklayın – İleri Haber

“Yaz tatilinde İsveç’teki pagan bir topluluğu ziyaret eden bir grup Amerikalı gencin başına gelenleri öyküleyen Ritüel de son derece etkileyici, sarsıcı bir korku filmi; öte yandan Ritüel’in anlatısı da Ayin’dekinden farklı bir bağlamda ve daha muğlak biçimde de olsa sorunlu veya en azından tartışmalı öğeler içeriyor.”

7-Gerilimin en parlak hali

Fatih Yürür’ün yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Yakın tarihlerde The Lodge, Sinister, Get Out, The Tribe, Kill List ya da The Sacrament gibi yapımlarda buna benzer temalar ile dans etmiş olsak da; Ritüel’in aşırı parlak görseli, çok farklı türden bir gerilim deneyimi vadediyor orası kesin! Yine Netflix için projelendirilmiş olan Apostle örneğinde de benzer tonların yakalandığını söyleyebiliriz. Fakat bütün bu benzerliklere rağmen Ritüel; akrabalarından ayrı bir noktaya konumlandırılabilecek, çok önemli cevherlere sahip.”

8-Midsommar: İzlemeye Değer mi?

Efsane Karayılan Toka’nın yazısı için tıklayın – Pera Sinema

“Bu gergin tonu daha ilk dakikalarında belli olan film bizleri aslında uzun sayılabilecek iki saati aşkın bir sürenin içine hapsediyor. Yine de yaratılan bu çarpık dünyanın içinde bizi kaybetmeyi ve sonuna kadar neler olacağını merak içinde izletmeyi başarıyor.”

9-Midsommar: Bakana Göre Şekillenen Bir Gerilim

Serkan Çelik’in yazısı için tıklayın – Ters Ninja

“Uzun lafın kısası ve en başta söylediğimizin tekrarı; Midsommar bir yönetmenin hayatı boyunca yapmak için bekleyebileceği ve eline yüzüne bulaştırmazsa geri kalan yaşamı süresince de gurur duyabileceği bir iş.”

10-Midsommar: Dehşetin Aydınlık Yüzü

Buğra M. Alkayalar’ın yazısı için tıklayın – Bakınız

“Ari Aster, bu aydınlık dehşetin içinde; insan ilişkilerini, gelenekleri, dine körü körüne bağlılığı, soyun devamlılığını, yalnızlığı ve kabullenmeyi sinematografik bir rahatsız edicilikle işliyor. Bunu da sadece hikâye ve kurguyla gerçekleştirmiyor. Bütün etkenleri büyük bir uyum içinde kullanıyor.”

11-Midsommar (2019): Egzotik Bir Cehennem

Burak Yılmaz’ın yazısı için tıklayın – Midsommar

“Aslında Midsommar’ı tek başına korku ya da gerilim filmi olarak adlandırmak yeterli değil. Havada asılı duran gerilim hissinin bazı sahnelere incelikle yerleştirilmiş komedi unsurları tarafından yutulabildiği bir absürt drama hissi veriyor zaman zaman. Aster’ın tür sineması içindeki özgünlüğü tam da burada yatıyor.”

12-Bir Korku Filmi Olarak Ayrılık: Midsommar

Emre Eminoğlu’nun yazısı için tıklayın – The Magger

“İlk filmiyle çok iyi eleştiriler almış, ilk filmiyle çok şey başarmış tüm yönetmenlerin en zorlu sınavı ikinci filmleridir. Yıllar yılı biriktirdikleri tüm malzemeyi o ilk filmde tüketmiş olmaları olasılığı ve beklentiyi yükseltmiş olmaları yüzünden, çoğu ikinci filmleriyle izleyicisini hayal kırıklığına uğratır. Ari Aster‘in en büyük başarısı, aradan yalnızca bir yıl geçmiş olmasına rağmen Midsommar‘ı en az öncülü kadar, hatta belki ondan daha iyi bir film yapmayı başarması.”

13-Kutlamalar başlasın!

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“Netameli atmosfer, yine Pawel Pogorzelski’nin neredeyse kusursuz kamerası ve Aster’in yanından ayırmadığı ekibin ayrıntılardaki ustalığıyla içimize işliyor bir kez daha! Aile, aidiyet, ihanet, içsel dünya, doğa, insan ve evrenin gizemli karanlığı… Doksan yılda bir düzenlenen ayrıksı bir ritüel eşliğinde Nordik gün dönümü şenlikleri! Son derece egemen bir yönetmenlikle, doğanın, insanın ve bildik döngünün karanlık, netameli ve dile fazla gelmeyen tarafını, ayın bilinmedik yüzünü resmediyor Aster.”

14-Günışığında Dehşet

Ferhan Baran’ın yazısı için tıklayın – Sadi Bey

‘Ayin’de izleyiciyi bir evin içine hapseden, karanlık ve gölge oyunlarıyla dehşeti aktarma yoluna giden Aster, bu defa parlak günışığı altında çekilmiş bir korku denemesine soyunuyor. Bu yaratıcı tercihi takdire şayan. Mekân, kostüm tercihleri ve Polonyalı görüntü yönetmeni Pawel Pogorzelski ile ekibinin görsel başarısına diyecek yok.”

15-Tarikatın Adı Şehri Ülkesi Değişir Kendisi Değişmez:Midsommar (Ritüel)2019

Yaşam Kaya’nın yazısı için tıklayın – LifeArtSanat

“Ari Aster’in vahşet ve şiddet dozunu gitgide arttırarak aktardığı Ritüel, izlenirken insanı aşırı şekilde strese soktuğu için Akira Kurosawa Sineması’nı da hatırlatmıyor değil hani. Türkiye gibi tarikat cehennemi olan bir ülkede Ritüel gibi filmi izlemek çok çok önemli. Sonuçta cübbeli sarıklı tiplerin yaptıkları ile Aster’ in karakterlerinin gerçekleştirdikleri birebir aynı.”

16-‘Ritüel’in temaları!

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

“Ari Aster, ilk filminde olduğu gibi ters dönen kamera, fiziksel görünümü ‘normal’ olmayan bir çocuk, kağıtlara çizilen resimler gibi temaları burada da bolca kullanmaktan imtina etmiyor. “Ritüel”, söz konusu komündeki temsillerden (erkeklerin öldürmesi, kadınların doğurması), yönetmenin bu temsiller karşında tam olarak nerede durduğuna, doğayı anlama ve yorumlama biçimlerine kadar birçok açıdan tartışmaya açık.”

 

Comments

comments