Aaron Sorkin’in yönetmenliğini yaptığı yeni Netflix filmi Şikago Yedilisi’nin Yargılanması (The Trial of the Chicago 7) hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-The Trial of the Chicago 7: Fikirler Sanık Koltuğunda

Erhan Tan’ın yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Senaryosundan yönetmenliğine, oyuncu performanslarından müziklerine her alanda takdire şayan bir işin ortaya koyulduğu The Trial of the Chicago 7’ın belki de en büyük zaafı, kurulan bu paralelliklerin sunulduğu bağlam oluyor aslında. Gerek önceki işlerinden gerekse kişisel açıklamalarından liberal tavrının yanı sıra vatansever bir damarının da olduğunu bildiğimiz Aaron Sorkin, burada da vatansever reflekslere yenik düşüyor ve Amerika’nın bağrında yatan sistematik sorunları büyük ölçüde görmezden gelerek, faturayı tüm bu yaşananları sistemde güç sahibi hâline gelmiş birkaç çürük elmanın bireysel kusurlarına kesiyor.”

2-‘The Trial of Chicago 7’: Fazla hesap karın doyurmaz!

Kerem Akça’nın yazısı için tıklayın – Posta

“Aaron Sorkin, ilk kez liberal görünümlü beyaz Amerikalı bakışını hissettirmiş. Meşhur Chicago 8 olayına yaklaşırken hippileri ve siyahileri ötekileştiren bir dil kurmuş. Bu durum tartım sorunuyla bariz bir şekilde önümüze seriliyor. Böylece sadece birkaç oyuncunun tatmin ettiği vasat, ruhsuz ve politik açıdan hesaplı bir mahkeme filmi izliyoruz.”

3-Bir hukuk ‘komedi’si

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

“Özetle, hayal ürünü bir hikâye olsa gerçekte yaşanacağına ikna olamayacağınız bir sürü şey olup bitiyor. Ama Aaron Sorkin’in 2 saati aşkın bir süre boyunca tek hedefi davanın politik niteliğinin altını çizmek değil… Lider kadrolar üzerinden ‘1968 ruhunun farklı bileşenlerine’ bakmak istediği belli.”

4-The Trial of the Chicago 7 (2020): Hafıza

Anıl Boydağ’ın yazısı için tıklayın – birdunyafilm.co

“Siyahilerin tarihi açısından çok detaylı irdelenen bu dönem, bir bütün olarak çok irdelenen bir dönem değil; mirasçısı bir hareket, günümüze kadar gelebilmiş herhangi bir yapı olmaması da bunun başlıca sebebi, ne olursa olsun 60’ların sonu ve 70’lerdeki devrimci fırtınanın Amerika’daki yansımalarını nadir örnekler sayesinde görüp yaptığımız kazılarla daha derinlere ulaşmaya çalışarak hikâyelere ulaşıyoruz, Sorkin’in işi bu bağlamda çok değerli, genel sinema izleyicisi ve Amerikan eleştirmenlerin büyük çoğunluğu tarafından sevildi ve günümüz politik atmosferinde hafızasız Amerikan toplumu için yeniden hatırlama görevi açısından önemli olmasını umuyorum.”

5-The Trial of the Chicago 7: Başarısız Hatırlatma

Naci Köse’nin yazısı için tıklayın – Bakınız

“Bu karakter çizimlerinin ve hikaye anlatımının bir diğer yan etkisi de demode hissettirmesi. Bu film 90’larda çıkmış olsaydı (tıpkı A Few Good Men gibi) belki daha ılımlı bakılabilirdi ancak Sorkin’e kötü bir haberim var bu konuda. Ne yazık ki saf kötü ve/ya saf iyi karakterler başarılı olmuyorlar artık. Film boyunca yer yer giren gerçek görüntülerle bir nebze de olsa asıl yaşananları göstermeye çalışan filmin karakter çalışmasında bu kadar geri kalması ilginç. Çünkü bu karakterler bariz şekilde gerçek değiller, sadece iyi veya kötünün tarafında bulunan birer kartonlar.”

6-Bir Devlet Sekiz Kişiye Karşı: The Trial of the Chicago 7

Burak Özkan’ın yazısı için tıklayın – Novicinema

“Peki izlediklerimiz, filmin başından geçen bu uzun yolculuğa değiyor mu? Kesinlikle değiyor. Zaten ortada Sorkin gibi Hollywood’un görüp görebileceği en büyük kalemlerinden biri var. Kendisi, A Few Good Men (1992), The Social Network (2010), Moneyball (2011) ve Steve Jobs (2015) gibi muazzam filmlerin ve The West Wing (1999–2006) gibi harikulade bir politik drama dizisinin kalem oynatıcısı. Tüm bu yapımların su gibi akan o muhteşem diyaloglarını yazan kişi…”

Comments

comments