Michael Önder’in Gezi Direnişi zamanında geçen filmi “Taksim Hold’em” hakkında yazılmış eleştiri yazılarını sizin için derledik. Keyifli okumalar…

1-Taksim Hold’em: Poker Masasında Politika

Tayfun Bodur’un yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Film, dışarıda protestocularla polisler arasında çatışma yaşanırken evlerinde poker oynamayı amaçlayan birkaç gencin aralarındaki çekişmelere odaklanıyor. Bu noktada bu direnişin birden fazla boyutunu görüyoruz. Her bir karakter kendi çelişkileriyle olabildiğince dürüst bir dille seriliyor. Filmin amaçladığı şey, toplumun tümüne yansımış bir protestonun mikro katmanını göstermek ve oradan tekrar tümele ulaşmak.”

2-Taksim Hold’em: ‘Uyusan ihanet edecekmişsin gibi’ hissetmekten ‘Arınmaya’ ! yönelik bir film

Kaya Özkaracalar’ın yazısı için tıklayın – İleri Haber

Taksim Hold’em’in konusu anlaşıldığı kadarıyla spesifik olarak 31 Mayıs 2013 akşamı ve gecesi geçiyor, ertesi gün polisin Gezi Parkı’ndan çekilmesiyle sonuçlanacak kitlesel gösterilerin doruğa çıktığı o tarihsel momentte yani. Dört arkadaş o akşam buluşup poker oynamak için önceden sözleşmişlerdir ancak kendi semtleri dahil olmak üzere kentte gelişen olaylar onların bu planlarını gerçekleştirmelerini zorlaştırır.”

3-‘Gezi’nin izlerini sürerken…

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Genç yönetmen Michael Önder’in imzasını taşıyan ‘Taksim Hold’em’, bir dönemin resmini bugünden çekiyor ve bazı ‘liberal’ figürler üzerinden Gezi’de yaşananları hatırlatırken kimi felsefi tartışmalar eşliğinde olup bitenin panoramasına soyunuyor.”

4-Taksim Hold’en: Gezi’yi Hatırlamak

Seçil Toprak’ın yazısı için tıklayın – Pera Sinema

“Onlara yakından bakarken insanın doğası itibarıyla “kaypak” olabileceğinin, şartlara göre kendi güvenlik duvarını oluşturabileceğinin ve hatta her şeye mantıklı bir cevap bulup rahatlayabileceğinin altını çiziyor. Bu belki biraz karamsar bir bakış açısı ancak Gezi direnişinde filizlenen umutlardan bugün bize kırıntılar kalmışsa takındığımız tavırların da bu duruma sebep olduğunun altını çizmesiyle önemli bir iş yapıyor aslında Taksim Hold’em.”

5-Geziyi unuttuk mu?

Yazgülü Aldoğan’ın yazısı için tıklayın – Orta Koltuk

“Aslında ben şahsen, aynı mekan içinde geçen sinema filmlerinde daha çok tiyatro tadı alıyorum. Taksim Hold’em de bana biraz bu tadı verdi. Diyaloglar nefis, gençler iyi oynuyor, act için çok uğraşılmış. Ama tek mekan kameranın hareketini kısıtladığı gibi, bütün işi oyuncunun mimiğine bırakıyor ki uzun repliklerde de bu hayli zor.”

6-Taksim Hold’em: Dışarıda kıyamet kopuyor

Kerem Bumin’in yazısı için tıklayın – Gazete Duvar

“Taksim Hold’em filminde ise başta ana karakter Alper olmak üzere bütün karakterler söyleyecekleri sözlerini ve tavırlarını ilk 15-20 dakika sonunda açığa vuruyorlar. Çok çabuk bir şekilde, Alper’in sevgilisinden çok daha apolitik ve umursamaz biri olduğunu, Kaan’ın soğuk, mesafeli bir karakter gibi davrandığını, Altan’ın ise tam tersine politik yaklaşıma sahip ancak biraz çok konuşup az eyleme geçen bir adam olduğunu anlıyoruz.”

7-Masa bir bütündür…

Korkut Akın’ın yazısı için tıklayın – SadiBey

“Bir salonda, dört kişi arasında Türkiye’yi tartıştırmak, bunu da ilgiyi kaybettirmeden, sıkmadan izlettirmek büyük başarıdır. Michael Önder bu zoru başarmış yüz akıyla. İyi oyuncular toplamış, mekânı iyi bulmuş ve iyi çözmüş işlediği konuyu… çok başarılı bir film yapmış.”

8-Blöfçünün Gezi rehberi: “Bir gün gelsin aklına, ne oldu sokaklarda”

Alin Taşçıyan’ın yazısı için tıklayın – Ahwal News

“Ama şart değil: Taksim Hold’em pokeri değil, orta sınıf, sosyal demokrat ya da liberal eğilimli, iyi eğitimli Türk erkeklerinin; yani hali hazırda egemen unsur olarak ebeveynlerinin kuşağının yerini doldurması beklenenlerin eleştirisini yapıyor, öncelikle.”

9-Memleketten insan manzaraları

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“Tek mekanda kotarılmış, buna karşılık bir an bile sıkmadan kendini izleten ilginç bir deneme Taksim Hold’em! Adını, poker oyununun en girişken ve dinamik versiyonu olarak bilinen ‘Texas Hold’em’den alan yapım, sinir hakimiyeti, şans ve taktik içeren poker oyunu masasıyla özdeşleştiriyor, genç insanların toplumsal durumlar karşısında takındığı-takınacağı tavrı.”

10-Orada bir protesto var, uzakta…

Duygu Kocabaylıoğlu’nun yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Taksim Hold’em isminin de çağrıştıracağı üzere yerli sinemamızın henüz layıkıyla el atamadığı, yakın geçmişimizin -hatta henüz geçmeyişimizin- mayınlı bölgesi Gezi protestolarını, bir gece çerçevesinde ele alıyor. Tam tarih verilmese de, gezi direnişinin en sert yaşandığı haftalarda, İstanbul’da bir cumartesi gecesi, bir evin salonunda poker masası çevresinde bir araya gelen 30’lu yaşlarındaki insanlar Gezi’yi ‘konuşuyorlar’. “

Comments

comments