Kristen Stewart’ın başrolünde olduğu Underwater filmi hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Underwater (2020) – Film Eleştirisi

Müge İbrikçi Baran’ın yazısı için tıklayın – Karanlık Sinema

“Underwater filmi için The Abyss (1989) ile Alien (Yaratık, 1979) filminin arasında fakat seyir zevki olarak bu iki yapımın da altında kalan klostrofobik bir bilim kurgu olduğunu söyleyebiliriz. Yakın tarihli pek de ilgi çekmeyen Life (Hayat, 2017) açıkçası Underwater’dan kat kat daha iyiydi. Ayrıca T.J. Miller’ın yersiz esprilerinin gergin atmosferi kırarak filmi Armageddon (1998) tarzında bir gişe canavarına dönüştürmeye çabalaması, ritmi bozarak yapımı aşağılara çekmek ile sonuçlanıyor.”

2-Underwater: 2020 Model Alien Güzellemesi

Burcu Meltem Tohum’un yazısı için tıklayın – Dial M For Movie

“Underwater, baştan sona klostrofobik bir atmosferde karakterleri sanki bir labirentin içine zar misali atarak onları oradan oraya sürüklüyor. Filmin tedirgin edici unsurları ağır basmasına rağmen karakterler sürekli aynı mekanların içinde psikolojik – ve fiziksel olarak da – dibe düşüş yaşayıp duruyorlar. Bu da kaçınılmaz olarak mekân tekrarlamasına sebep oluyor.”

3-Underwater (2020)

Gizem Şimşek Kaya’nın yazısı için tıklayın – gizemsimsekkaya.com

Alien (1979), The Abbys (1989), The Descent (2005), Life (2017) gibi filmlerin birleşiminden oluşan bir senaryoya sahip olan film, kısaca tanımlanacak olursa sualtında geçen bir alien filmi. Özellikle Kristen Stewart’ın canlandırdığı Norah karakterinin; Sigourney Weaver’ın canlandırdığı Ripley gibi giyinip, onun gibi davransa da başarısız bir taklit olmasına tanık oluyoruz.”

4-Derin Sular: “Alien, The Abyss ile Poseidon’u Solaris usulü birleştiriyor

Kerem Akça’nın yazısı için tıklayın – keremakca.net

““Derin Sular”, son 20 yılda deniz altında veya uzayda ‘yaratık motifi’ni kullanan filmlerin çoğundan daha yaratıcı. “Hayat” (“Life”, 2017), “Alien: Covenant” (2017) gibi filmleri kolaylıkla ekarte ediyor. Eubank bu kez ikili bir besteciyle çalışmış, üçlü kurgucu ekibi bir yana yabancı görüntü yönetmeni de el-omuz kamerasının anlamlı kullanımına destek veriyor, gizemi arttırabiliyor.”

5-“Mevzu derin değil…”

Fırat Ataç’ın yazısı için tıklayın – Beyazperde

“‘Zamana karşı yarış’ mefhumuna eklemlediği klostrofobi duygusuyla yürümeye devam etmesi halinde iyi bir film olabilirdi Underwater. Kendi yağında kavrulan bir B-sineması örneği olamamasının nedeni kuşkusuz ki 80 milyon dolarlık bütçesi. Anlatısını ve duruşunu büyütmeye çalıştığı andan itibaren irtifa kaybetmesi, ‘bir yandan da blockbuster olabilir miyim?’ hayalinin gerçek dışılığıyla paralel seyrediyor.”

6-Sular Altında Tehlike: Underwater

Buğra Şendündar’ın yazısı için tıklayın – Bilimkurgu Kulübü

“The Signal ile dikkatleri üzerine çeken William Eubank, takip listesine alınması gereken bir isim. Etkileyici sualtı çekimleri, istasyonun tekinsizliği, ses kuşağının etkili kullanımı ve hümanoid benzeri yaratıkların korkunçluğu seyir sevkini olumlu anlamda etkiliyor. Eubank, ilk dakikalardan itibaren izleyicisini gerilimin içine hapsedip, son ana kadar içinde tutmayı başarıyor.”

7-Bir kedim bile yok!

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Kristen Stewart’ın ‘kedisiz’ ve daha minyon bir Sigourney Weaver portresi çizdiği yapım, tamamıyla olmasa da belli ölçülerde gerilimseverleri tatmin edecek sahnelere sahip. Bu arada küçük bir uyarı: Salondan çıktıktan sonra ahtapot, kalamar, karides ya da mürekkepbalığı türü deniz ürünlerinden bir müddet uzak kalmak isteyebilirsiniz!”

8-Underwater: Suyun Altında Nefes Alamıyorum!

Haktan Kaan İçel’in yazısı için tıklayın – bakınız.com

“Kısa saçları, fit vücudu ve düşündürücü bakışlarıyla Ripley karakteri, Underwater filminin Norah karakterinin varlığında hayat buluyor. Bazıları fiziksel olarak benzemiyorlar bile diyebilir. Ama görünen köy kılavuz istemez iki karakterin de personası aynı hamurda yoğrulmuşçasına aynı tadı veriyor. Bu yüzden de yapımcıların yeni bir olası Alien filminde kime gidecekleri belli oldu gibi.”

9-Bilinmezin gölgesinde

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“İçine ‘Alien / Yaratık’ ve ‘Pitch Black / Derin Karanlık’ kaçmış ‘The Poseidon Adventure / Poseidon Macerası’ olarak özetlenebilir yapım. ‘Hikâye, daha iyi yazılsaymış keşke’ diye düşünüyor insan finale doğru. Yaratılan doğru ve sağlam atmosfer, özenli biçimle birleşmiş fakat hayal dünyasına hemen her türlü imkânı veren ‘derin bilinmez’, çok daha etkili, geniş ve zengin kullanılabilirmiş sanki.”

Comments

comments