Kantemir Balagov’un yönetmenliğini yaptığı Uzun Kız / Beanpole hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Kayıp, yıkım ve inşa

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Evrensel

“Balagov “Uzun Kız”ın senaryosunu Nobel Ödüllü Yazar Svetlana Aleksiyeviç’in 2. Dünya Savaşı’nda yer alan Sovyet kadınlarla konuşarak yarattığı ve tüm dünyada ses getiren “Kadın Yok Savaşın Yüzünde” kitabından esinlenerek kaleme almış. Aleksiyeviç, savaşı bir kahramanlık/ ihanet ikiliğinde ele alan erkek dilinin aksine, kadın gözüyle anlatarak özgün bir dil yaratmıştı kitabında. Balagov da bu büyük savaşta yer almış iki kadının dünyasına götürüyor seyirciyi ve kendilerini onarma, tamir etme çabalarına aktarıyor.”

2-Kendisi Renkli, Hikayesi Travmatik, Duygusu Ağır Bir film: Beanpole / Uzun Kız

Arzu Arda Değer’in yazısı için tıklayın – haberem.com

“2.Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında  Posttravmatik Stres Bozukluğu” henüz bilinmese ve  cepheden dönenlere teşhis olarak konulmasa da yaşanan tam da buydu! Yönetmenin bunu bize aktarırken kurduğu mizansenler bu sebeple çok başarılı. Filmin fonuna aldığı Leningrad atmosferi de, bu sefaletin içinde debelenen insanların hikayelerinin verilişi de öyle…”

3-Klostrofobik ve tarih bir akıl hastanesi tasviri

Kerem Akça’nın yazısı için tıklayın – keremakca.net

“Yönetmen, Leningrad fonlu bir akıl hastanesi filmi planlamış. Ama onun ortasına hastalıklı iki karakter yerleştiriyor. Aslında savaşın problemli hale getirdiği bir dünya portresi var. Onun üzerinden ise karşımıza çıkan buhranın ‘hasarlı olmanın dışavurumu’ olduğunu söylemeliyiz. Trajik olayların birbirini izlemesi asla bir melodrama sebebiyet vermezken aksine ‘delirme merkezi’nin karakterlerine bir motivasyon sağlıyor.”

4-Beanpole (2019): Savaşın Enkazında İyileşmenin Diyalektiği

Ziya Aydı’nın yazısı için tıklayın – birdunyafilm.co

“Beanpole, sinematografisi ile azami ölçüde uyumlu kostüm ve iç mekan tasarımının yanında yarattığı hem fiziksel hem de sosyal açıdan harabeye dönmüş şehir atmosferiyle de övgülere layık. Tarihin en ölümcül kuşatmasının ertesindeki Leningrad’ı başarıyla yansıtan prodüksiyon kalitesine, metinsel arka planda kendilerini tramvayın önüne atarak intihar edecek kadar sefil ve umutsuz bir halk eşlik etmekte.”

5-Sırık (Uzun Kız) – Dylda – Beanpole (2019)

Murat Can Aslak’ın yazısı için tıklayın – muratcanaslak.com

“İlk filmi Yakınlık – Tesnota (2017) ile günümüz Kafkasya’sındaki sert sosyal iklimi kasvete ve ümitsizliğe bulanmış anlatısıyla izleyicinin yüzüne iki tokat patlatıp 2017 Cannes’dan “Belirli Bir Bakış” Sinema Yazarları Ödülü kazanan Balagov, ikinci filmi Sırık (Uzun Kız) ile bu defa savaşı geride bırakmaya gayret eden Leningrad’a bakarak konuşuyor ve 1991 doğumlu genç yönetmen ikinci filmi ile de Cannes’dan aynı ödülle dönüyor.”

6-Acıya dokunmak

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“Yönetmen Balagov, gencecik yaşına uymayan olgun ruhuyla, yüreğimizin odalarından en güzeline yerleşiyor. ‘Acı bilimi’ bir yerde anlatılan öykü! Savaşın bedenden çok ruhlarda bıraktığı tahribatla ilgilenmiş film. Bir daha asla eskisi gibi olamayacak insanların tutunma çabasıyla! ‘Ekmeğimi kazandım’ diyor Masha, zengin evindeki yemek masasında, hiç tanımadığı bir sınıftan olan kadının acımasız bakışları altında!”

7-Acımasız Leningrad’da Acınası Bir Fasulye Sırığı

Tan Ağırkaya’nın yazısı için tıklayın – obicimsinema.com

“Ve işte bu iki karakter birleştiği ve ilişkileri gelişmeye başladığı andan itibaren filmin hikayesi ‘kopuyor’. Ve bu kopma fiilini ne olumlu ne de olumsuz anlamda söylüyorum, buradaki amacım ise şu: Hikâye çok daha karanlık, çok daha acımasız oluyor; sanki böyle gözlerinizi ayıramadığınız, yaşanacağını bildiğiniz ancak yaşanmamasını istediğiniz bir trafik kazasına dönüşüyor.”

Comments

comments