Bu hafta 7 yeni film vizyona girerken, başrolünde Emma Thompson’ın oynadığı Gece Kuşu ve Marion Cotillard’ın başrolünde oynadığı Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor haftanın dikkat çeken filmleri oluyor.

1-Gece Kuşu

Yönetmen: Nisha Ganatra
Oyuncular: John Lithgow, Emma Thompson, Mindy Kaling

30 yılı aşan söyleşi programında değişiklik yapmadığı takdirde şöhretini kaybedeceğini anlayan Katherine Newberry (Emma Thompson) , program yazarlarından kendisini tekrar komik ve güncel göstermelerini ister. Onun büyük hayranı olan Molly’nin (Mindy Kaling) ise kendini göstermek ve idolünün kariyerini eski haline getirmek için neler yaptığını anlatan bir komedi-drama filmi.

2-Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor

Yönetmen: Guillaume Canet
Oyuncular: Gilles Lellouche, François Cluzet, Marion Cotillard

Her şeyden uzaklaşmak için yazlık evine inzivaya çekilmek isteyen Max, doğum günü sürprizi olarak yıllardır görmediği eski arkadaşlarını karşısında bulunca işler karışır. Max, yanlışlıkla hapsolduğu bu komedi filminde zorlama bir mutluluk için çabalarken; davetsiz misafirlerinin ise başlarına gelmedik kalmayacaktır. Yıllar önce bıraktığı arkadaşlarının çocukları çoğalmış, öncelikler değişmiş, hayatlar farklılaşmıştır. Ancak kahkahaların dozu hala aynıdır. Peki ya artık küçük beyaz yalanları saklayacağınız bir yer yoksa eski dostluklardan geriye ne kalır? Ünlü oyuncu Guillaume Canet’nin senaryosunu yazıp yönettiği, Fransa’nın en büyük sinema yıldızlarını bir araya getiren, Fransa’da seyirci rekorlarının ardından Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor.

3-Kaçış Oyunu

Yönetmen: Jacques Kluger
Oyuncular: Charley Palmer Rothwell, Laetitia Chambon, Roxane Mesquida

İnanılmaz kaçış oyunu PARANOYA’ya hoşgeldiniz. Kural 1: Hiçbir şey gerçek değil. Kural 2: İçinizden biri ölecek. Oyunsever iki arkadaş olan Lucas ve Chloe, Paranoya’ya katılmaya karar verir. İlk bulmacayı çözdükten sonra, finalde ıssız bir ormanın içerisinde bulunan terk edilmiş bir akıl hastanesine ulaşırlar. Burada onları dört oyuncu daha beklemektedir. Bir süre sonra buradan sadece birinin sağ çıkabileceğini anlarlar. Franck Thilliez’in çok satan romanından uyarlanan Play or Die, ilk dakikasından son dakikasına kadar heyecan ve gerilim dolu bir serüven.

4-Alcatraz

Yönetmen: Andrew Jones
Oyuncular: Gareth Lawrence, Derek Nelson, Mark Homer

Bir grup tutuklu, silahlı bir hırsız ve gangsterin eşliğinde kaçması imkansız olarak bilinen Alcatraz Hapishanesi’nden kaçmaya teşebbüs ederler.

5-Sır Tutabilir Misin?

Yönetmen: Elise Duran
Oyuncular: Tyler Hoechlin, Alexandra Daddario, Kimiko Glenn

Emma Corrigan’ın hepimiz gibi sırları vardı. Ama bir gün hepsini uçakta tanıştığı bir yakışıklıya anlatıverdi. Aslında sırlarımızı bir daha hiç görmeyeceğimiz birine anlatmamız oldukça doğal. Tabii onun bir yabancı olmadığını öğrenirsek işler biraz karışabilir.

6-Angry Birds Filmi 2

Yönetmen: Thurop Van Orman

Bir türlü uçamayan angry birds ve entrikacı yeşil domuzcuklar “Angry Birds Filmi 2”de güçlerini biraraya getiriyorlar! Kuşların ve Domuzların Adası’nı tehlikeye sokan yeni bir tehditin çıkması üzerine Red, Chuck, Bomb ve Mighty Eagle Chuck’ın kız kardeşi Silver’ı da aralarına alırlar. Kuşlar aynı zamanda domuz Leonard, onun asistanı Courtney ve tekno domuz Garry ile bir süper takım kurmaya çalışırlar. Böylece evlerini kurtarma pahasına çok da sağlam olmayan bir işbirliğine imza atarlar.

7-Sesinde Aşk Var

Yönetmen: Osman Taşçı
Oyuncular: Gizem Güneş, Burak Tozkoparan, Hayal Köseoğlu

Deniz’in, lisenin son sınıfında, hayatına yön vereceği dönemde, karşısına çıkan Rüzgar’a aşık olarak bütün dengesinin bozulmasının hikayesidir. Rüzgar, Deniz’in sesindeki aşkı, tutkuyu ve tadı keşfeder. Önce sesini duyar ve daha görmeden aşık olur. Deniz, 17 yaşında, gözü çok başarılı olduğu dersleri dışında bir şeyi görmeyen, cıvıl cıvıl, neşe dolu bir genç kızdır. Anne babasını çok küçükken kaybeden Deniz, dedesinin hissettirmeden baskılaması ve yönlendirmesi sonucunda kendisini derslerine vermiştir. Oysa Deniz’in en büyük zevki ve yeteneği, şarkı söylemesidir. Fakat dedesi Şükrü, kendi geçmişinde yaşadığı bir travma nedeniyle Deniz’i öyle baskılar ki, Deniz en büyük yeteneğinin bu olduğunu bile fark etmemiştir. Ta ki okula yeni gelen bir rüzgara kapılıp gidene kadar. 18 yaşındaki Rüzgar, elinden gitarı düşmeyen tam bir müzik aşığıdır. Deniz, Rüzgar’a ve müziğe kendini kaptırıp gerçekten yapmak istediği şeyi keşfetme yolculuğuna çıkar. Bu yolculukta aşkı ona hem kılavuz olacaktır hem de yoldaş. Fakat Deniz’in hiç hesaplayamadığı şey, tüm bu yaşadığı keşif sürecinin dedesinin rahatsızlığını tetiklemesidir. Deniz kendisini büyüten, tek başına ona aile olan dedesi ile aşkı ve müzik tutkusu arasında bir tercih yapmak zorunda kalır. Deniz, hayatının en zor kararını vermek üzereyken anne ve babasıyla ilgili büyük sırrı öğrenir ve her şey bir anda tersine döner. Deniz, içine düştüğü büyük kararsızlıktan Rüzgar’a ve müziğe olan aşkının yardımıyla çıkabilecek midir?

Comments

comments