36. Torino Film Festivali En İyi Film ödülünün sahibi olan ve yönetmenliğini There Will Be Blood, Little Miss Sunshine ya da The Prisoners gibi filmlerdeki oyunculuğuyla büyük beğeni toplayan Paul Dano’nun yaptığı Yangın Yeri (Wildlife) hakkında yazılmış olan eleştiri yazılarını sizin için derledik. iyi okumalar…

1-Hayat, zor zanaat…

Duygu Kocabaylıoğlu’nun yazısı için tıklayın – Beyazperde

“Dünya prömiyerini 2018 Sundance Film Festivali’nde yapan Yangin Yeri (Wildlife) filminin yönetmen koltuğuna geçen Paul Dano aynı zamanda Zoe Kazan ile senaryonun iki yazarından biri. Amerikalı yazar Richard Fordu’un 1990 yılına tarihlenen Wildlife: A Burning Season adlı romanından uyarlanan dönem filmi Yangın Yeri, merkezine ergenlik çağındaki bir genç olan Joe’yu (Ed Oxenbould) alarak, geçim derdindeki orta sınıf bir Amerikan ailesinin evine konuk oluyor. Yani anne-baba-oğuldan oluşan bir çekirdek aile problemi ve onun getirdikleri var karşımızda.”

2-Wildlife: Ekonominin Yaktığı Hayatlar

Güvenç Atsüren’in yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Paul Dano; oyunculuk alanındaki başarısını daha çok, There Will Be Blood, Little Miss Sunshine ya da The Prisoners gibi Hollywood’un bağımsız kanadında tanımlayabileceğimiz filmlerdeki performanslarıyla kazanmış bir isim. Dano’nun ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu film olan Wildlife – Yangın Yeri de, yine bu bağımsız sularda yüzen bir film. Bu bağlamda yönetmenlik kariyerine sürpriz yapmadan başladığını söyleyeceğimiz Dano, 1960’lar Amerika’sının Montana eyaletinde geçen bir aile hikâyesi anlatıyor Wildlife’da.”

3-Taşra sıkıntısı

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Paul Dano, ilk yönetmenlik çabasında son derece etkileyici bir atmosfer kurmayı ve 60’lar Amerika’sından sarsıcı insan manzaraları çizmeyi başarıyor. Bu, seyircisini çarpan ‘tutunamayanlar’ öyküsünde, melankolik hava o kadar etkili bir anlatımla aktarılıyor ki, karakterlerin ruhsal acılarını siz de yüreğinizde hissediyorsunuz. Oyunculuklar açısından da özellikle Jeanette Brinson’ın psikolojik gelgitlerini yansıtmada Carey Mulligan çok başarılı, İngiliz oyuncu bu rolde kariyerinin en iyi performanslarından birini sunuyor.”

4-Yeni Amerika’nın doğum sancıları

Şenay Aydemir’in yazısı için tıklayın – Evrensel

““Yangın Yeri”, ’60’lı yıllarda yükselecek liberal dalganın –biraz da zorunluluktan- çözülen çekirdek ailenin bireyleri üzerinden zemininin hazır olduğunu anlatıyor. Joe, bütün aileyi kurmaca bir fotoğraf karesinin içinde yeniden inşa etmeye çalışsa da anne-babanın kendi yolunu çizme konusunda uzlaşmasıyla yeni dönemin kapıları da açılıyor belli ki. Joe ise birkaç yıl içinde kendi kararını vermek zorunda kalacak. Bu küçük kasabada mı kalacak, üniversiteye gidip özgürlük hareketine mi katılacak, yoksa Vietnam’ın yolunu mu tutacak?”

5-Wildlife: Rüyadan Uyanmak

Sezen Sayınalp’in yazısı için tıklayın – Apartman Sineması

“Hikâyenin gelişimi ise bize yukarıda bahsi geçen örneklerinden ayrılan bir düşünme kanalı açıyor. Toplumsal düzenin bireyler özelinde yarattığı yangının ilk olarak nerede başladığını, aile kavramının gerekliliğine dair hangi noktalara temas etmemiz gerektiğini, toplumu aynalayan bir çekirdek aileden teker teker bireyler özelinde yorumlarda bulunarak büyük tablonun parçalarına odaklanıyor. Bütününü bildiğimiz bir resmin ayrıntılarına, o ayrıntılardan da kavramların kökenine inmemizi işaret eden bir anlatı yapısı var Wildlife’ın.”

6-Erken Yaşta Büyümek Zorunda Kalanların Hikayesi: Wildlife

Gönül Durmaz’ın yazısı için tıklayın – Arakatsanat

“Paul Dano, Richard Ford’a kitabı filme uyarlayabilmek için kitabın hakları ile ilgili konuşmaya gittiğinde birçok yazarın aksine daha ilginç bir tavırla karşılaşmış. Richard Ford kendisine, kitabı bir araç olarak kullanmasını ve filmle kendisinin arasına girmemesi gerektiğini öğütlemiş. Kitap benim kitabım, film ise senin filmin diyerek izlemesi gereken yolu bir nevi özetlemiş denilebilir.”

7-Bir yangının kıyısında…

Mehmet Açar’ın yazısı için tıklayın – Habertürk

““Yangın Yeri”, Richard Ford’un romanından yapılan bir uyarlama… Romanı bilmiyorum ama insanların bir türlü kontrol edemediği orman yangını filmde hayatın içindeki kontrol edemediğimiz sorunların bir metaforu olarak kullanılıyor. Senaryonun altında yönetmen Paul Dano ve Zoe Kazan’ın imzası var. Açıkçası her an kadın düşmanlığına sapabilecek hassas bir hikâye bu… Hatta bazı seyirciler o sapmayı belki kendi zihinlerinde yaşayabilir ama film, bundan hiç korkmuyor…

8-Yangın yerinde orkideler

Murat Erşahin’in yazısı için tıklayın – sinemamuzik.com

“Adaletsiz, zalim, zorlu dünyayı el yordamıyla fark edip savrulan hayatlara tanıklık eden genç Joe ve her geçen gün daha derin bir kâbusa dönüşen Amerikan rüyasına eleştirel bir bakış! Paul Dano, ilk yönetmenlik sınavından alnının akıyla ayrılmış. Cannes’de ilk filme verilen ‘Altın Kamera’ ödülü ile bağımsızların ana yurdu Sundance’da büyük ödüle aday olan film, sıkı aktör Dano’nun adını yakın gelecekte, yetkin bir yönetmen olarak da duyabileceğimizin kanıtı niteliğinde!”

9-Yangın Yeri – Wildlife (2018)

Murat Can Aslak’ın yazısı için tıklayın – muratcanaslak.com

“Yangın Yeri’de Hollywood’un izleyicinin zihnine gömdüğü biçimsel beklentilerin doyurulmaması bir taraftan izleyiciyi rahatsız edebilecekken diğer taraftan filmi gerçeğe yaklaştırmış. Yangın Yeri, kolaycı ve formülcü Hollywood’un aksine olay örgüsü kırıklarına-deliklerine, nedenselliğin hayatta olduğu gibi kaybolduğu anlara ve her şeyi bilmeme durumuna yer açan, standardizasyona karşı duran modern sinemaya daha yakın duruyor.”

10-Yangın Yeri (Amerikan festival filmi)

Murat Dural’ın yazısı için tıklayın – Zaytung Sinema

“Little Miss Sunshine’daki asi ergen rolünden biliyoruz en çok onu… Kan Dökülecek filmindeki pislik din adamından da bileniniz vardır. Temiz yüzlü, aykırı ruhlu karakterlerin oyuncusu Paul Dano o. Kendisi, ilk uzun metrajında yüzü kadar temiz bir film ortaya koyuyor ve senaryosunu Elia Kazan’ın torunu, kendisinin eşi olan Zoe Kazan ile beraber yazıyor. Başrollerde de gamzesine kurban Carey Mulligan ile yılda 3-4 kez “Bu adam yine döktürmüş yaa” diye andığımız Jake Gyllenhaal oynuyor.”

11-Amerikan bağımsız sinemasından bir aile çığlığı

Atilla Dorsay’ın yazısı için tıklayın – T24

“Hollywood klişelerinden ‘mümkün mertebe’ uzaklaşmış bir aile dramı. 1990’da yayınlanmış ve Richard Ford imzalı bir romandan uyarlanmış filmin olumlu yanları, dört baş kişiliğin de gerek senaryo, gerekse oyunculuk aşamalarında son derece inandırıcı karakterlere dönüşebilmesi. Ve de yalın, ama sağlam bir sinemayla anlatılabilmesi.”

12-“Hayat tam bir yangın yeridir”

Nurbanu Kablan’ın yazısı için tıklayın – Orta Koltuk

“Film sinema açısından incelendiğinde ise bazı anların fotoğraf kareleri gibi donduğunu görüyoruz. Sabit kadrajların sürüp gittiği film karelerinde; dağların eteğinde görünen Kanada yakınlarındaki Montana’nın cennet gibi kasabasında kameranın gezinmeyişi hayal kırıklığı yarattı bende. Filmdeki insanların içindeki yılgınlık gibi kameranın yerden kalkmaması (pek oynatılmaması) sıkıcı bir atmosfer yaratılmasına neden olmuş.”

13-Bir Aile Fotoğrafı

Ferhan Baran’ın yazısı için tıklayın – Sadibey

“Son yıllarda Türkçe isminin bu denli yakıştığı bir film görmemiştim. Yeni yılın ilk filmi olarak heyecanla izlediğim ‘Yangın Yeri’ ya da özgün adıyla ‘Wildlife’dan söz ediyorum. İlk gençlik yıllarından başlayarak sinemada ve geçtiğimiz haftalarda televizyonda yayınlanan ‘Escape at Dannemora’adlı mini dizide naif mahkum Richard Matt performansıyla hayranlığımızı kazanmış olan yetenekli aktör Paul Dano’nun ilk yönetmenlik denemesi bu güzel yapım.”

Comments

comments