Ünlü Arjantinli yönetmen Lucrecia Martel beğenilen filmi “Zama” hakkında yazılan eleştiri yazılarını sizin için derledik. İyi okumalar…

1-Zama: Vahşi Şartlar Altında Adil Olanı Beklemek ve Boşluk Hissi

Tolga Demir’in yazısı için tıklayın – FilmLoverss

“Arjantinli auteur sinemacı Lucrecia Martel’in dokuz yıl aradan sonra gelen yeni filmi Zama, dünya prömiyerini 74. Venedik Film Festivali’nde yaptıktan sonra sırasıyla Toronto ve New York’ta gösterildi. 16. Filmekimi kapsamında da izleme fırsatı bulduğumuz Arjantin’in Yabancı Dilde Oscar Aday Adayı olan film, parmak ısırtan bir tecrübe vadediyor. Mertel, Zama ile sinemanın anlatı gücünü sonuna kadar kullanıyor. Son yılların yükselen ülke sinemalarından olan Arjantin sinemasının öne çıkan yönetmenlerinden biri olarak, dokuz yıllık aranın beklemeye değdiğini gösteriyor.”

2-… Alçal ki yerin bu yer değildir!

Fatih Özgüven’in yazısı için tıklayın – Ekranella

“Zavallı Zama! Memleketimizde sinemalara varışı Temmuz başını buldu. Oysa geçen sinema festivalindeki en iyi filmdi. Yönetmeni Lucrecia Martel’den dokuz yıllık bir aradan sonra gelmişti; gerçi katıldığı festivallerde de belli bir şaşkınlıkla karşılanmış olduğu duygusuna kapılmamak elde değildi. Herkes Martel’den ‘çağdaş’ hikayeler bekliyordu anlaşılan. Öte yandan Zama’nın zaman içinde giderek daha çok artan bir şevkle övgülere boğulduğunu da görmemek ve buna hak vermemek elde değil. Hemen söylemeli; nefis bir film.”

3-Sömürgeci de mutsuzdur

Alin Taşçıyan’ın yazısı için tıklayın – Ahwal News

“Bu yıl sinemalarda izleyeceğimiz en iyi ve en özgün iki üç filmden biri olan Zama; istilacıların -köleleştirdikleri yerli halklar kadar acı çekmeseler de- özgür ve mutlu olmadıklarını, monarşi ve kolonyalizmin üst düzey memurlarına dahi yaramadığını, buna rağmen sömürünün bugüne kadar süregeldiğini gösteren bir edebiyat uyarlaması.”

4-Eleştiri: Zama

Selin Gürel’in yazısı için tıklayın – medium.com

“Lucrecia Martel filmlerinden kan ter içinde uyanabilseydik, gözümüzü açınca derin bir oh çekerdik içimizden: “Oh be, rüyaymış!” Hani içindeyken rüya olduğunu fark ettiğiniz, ama yine de çıkışsızlığı karşısında paniğe kapılmaktan kendinizi alamadığınız, uyanınca da yarısından çoğunu hatırlamadığınız bir fiske huzursuzluğu başınızdan savmış gibi bir rahatlama.”

5-Sömürgeciliğin evrensel tarihinden…

Uğur Vardan’ın yazısı için tıklayın – Hürriyet

“Arjantinli Lucrecia Martel’in uzun bir bekleyişten sonra (dokuz yıl) tekrar kamera arkasına geçmesine vesile olan ‘Zama’, kolonyal dünyadaki çelişkili hayatlar üzerinden Batı’nın tarihsel günahlarına göz atıyor. Aslında Martel’in yapıtını, İngiliz bir eleştirmenin de altını çizdiği gibi “Kendi hayatını yaşayabilmek için mutsuz bir şekilde bekleyen bir adam hakkında bir film” olarak da nitelemek mümkün.”

Comments

comments